Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı 107’si tutuklu 407 sanıklı İBB davası Silivri’de sürüyor. Davanın 7’inci duruşmasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi(İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, 107 tutukluya 3 avukat sınırı ile aile ve izleyici kısıtlamasına tepkine gösterdi.
İstanbul 40’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu‘nun karşısındaki salonda görülen davanın bugün 7’inci duruşması yapılıyor. Mahkeme başkanı Selçuk Aylan, ara vermeden önce, duruşmanın başında tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu’nun, sanık yakınlarının duruşmaya alınması ve basın mensuplarının yerinin değiştirilmesine ilişkin taleplerine değindi. Dışarıda bir tedbir uygulamadıklarını belirten Aylan, jandarmaya talimat verdiklerini, salonda yer olduğu takdirde sanık yakınlarının içeri alınacağını belirterek, “Medya konusunda arkadaşlar da sürekli görüşme talebinde bulunuyorlar. Haber yazacakları masa sağladık. Ses konusunda da gerekli desteği sağlayacağız. Yabancı temsilcilerle ilgili de her gün değerlendiriyoruz. Gelen talep olursa değerlendiririz.” diye konuştu. Bunun üzerine diğer sanık yakınlarının da salondaki seyirci alanında bulunan boş koltuklara oturtulması sağlandı
Ekrem İmamoğlu: Dünya izliyor ama mahkeme uzaktan izlettiriyor
Ekrem İmamoğlu, ‘suç örgütü’ iddiasıyla yargılandığı davada ikinci kez söz aldı. Mahkemenin 107 tutukluya 3 avukat sınırı ile aile ve izleyici kısıtlaması getirmesiyle ilgili konuşan İmamoğlu, “Dünya izliyor ama mahkeme uzaktan izlettiriyor. Bu güveni daha da zedeliyor.” dedi.
Dün İBB Başkan Vekili Nuri Aslan’ın duruşma salonuna alınmadığını hatırlatan İmamoğlu, “Sonradan birtakım müzakereler olmuş ama giremedi. Bir düşünün ki İBB’nin yöneticileri burada, Belediye Başkanı burada. Burayı izlemeye gelmek isteyen sadece Başkan Vekili, değil aynı zamanda genel sekreter yardımcıları da gelmek isteyebilir. Çünkü konuştuğunuz her meselenin muhatabı yöneticilerdir. Burada konuşulan her konu İBB’nin yöneticilerini ilgilendiriyor. Bu insanlar çete değil, ayıplı bir suçun peşinde koşan insanlar değil, liyakatli, itibarlı, geçmişi güçlü insanlar. Onların buraya gelme arzuları var.” dedi.
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in duruşmaya girmesinin sanki bir lütufmuş gibi ikram edildiğini ifade eden İmamoğlu, şöyle konuştu: “İl Başkanımızdan notlar alıyorum, avukatım aracılığıyla bana bilgiler iletiliyor. Büyük çabamız şu, jandarmamızla karşı karşıya gelmeyelim, dışarıda en ufak bir müdahaleye asla sebebiyet vermeyelim, özenli çalışalım ve herkes buraya medeni bir şekilde girebilsin. Taahhüt ediyoruz ki, sizin de işinizi kolay yapmanız ve zor durumdaki yargı müessesesinin hak ettiği itibarı elde edebilmesi adına herkes sorumluluk almaya hazır. Bunun adı CHP olsun, muhalif partiler olsun, İBB veya kurum-kuruluşlar olsun, inanınız ki herkes sorumluluk almaya hazır. Bu çerçevede bütünüyle taahhüt ediyoruz ki lütfen bunu bayramda iyi değerlendiriniz. İstirham ediyorum. Ailenizle otururken bile lütfen zihninizde olsun. Bu tür asimetrik sınırlamaların ne size ne heyetinize ne de buradaki insanların adil yargılanma süreçlerine en ufak bir katkısı yoktur. Bunu tersine dönüştürebileceğinizi umut ediyorum. Gerçekten insanların buna ihtiyacı var.”
Murat Or: Kimseden para almadım
Duruşmada daha sonra İBB iştiraklerinden Ağaç AŞ Genel Müdürü tutuklu sanık Ali Sukas’ın özel kalemi Murat Or’un savunma yaptı. Ali Sukas’ın 2019 seçimleri sonrasında genel müdür olduğunu anlatan Or, “Kendisiyle daha önce hiç tanışıklığım yoktu. Sınırlarımı ve üstlerime nasıl davranmam gerektiğini bilirim. Kendi alanım dışındaki hiçbir konuya burnumu sokmam, merak dahi etmem. Disiplinli ve dürüst olmam nedeniyle Ali Bey benimle çalışmaya devam etti.” dedi.
Or, rüşvet konusunda adının yer almasından üzüntü duyduğunu ifade ederek, “Gizli tanıkların ve sanıkların üzerime attıkları iftiralarla ilgili iddia makamının da belirttiği gibi somut bir delil yoktur. Mal varlığımda bir artış yoktur. Faizsiz bir gayrimenkul sisteminden mal sahibi oldum, aylık 60 bin küsur lira taksitlerini şu an eşim ödüyor. Böyle bir sürecin içinde olsam kendime hiç mi menfaat sağlamam?” savunması yaptı. Sanık Or, 2024 yılı ramazan ayında Ali Sukas’ın kendisine bir paket verip, bunu İSTAÇ Genel Müdürü, tutuksuz sanık Ziya Gökmen Togay’a teslim etmesini söylediğini aktararak, “Ramazan ayında insanlara yardım kartları verildiğini duymuştum. O poşeti elleyince içinde kartlar olduğunu anladım, o nedenle ifademde poşettekilerin kart olduğunu düşündüğümü söyledim.” dedi. Sanıklar Ali İhsan Mengir, Yücel Mengir ve Dinçer Kantar’ın ifadelerinde ağız birliği yaparak kendisine 500 bin TL para bıraktıklarını söylediklerini, bu durumun gerçeği yansıtmadığını iddia eden Or, Kimseden de para almadım.” savunmasını yaptı.



