28 Ekim 2026, Çarşamba

İmamoğlu’ndan ‘bozuk araç’ tepkisi: Yazıklar olsun!

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 68’i tutuklu 414 sanıklı İBB davasının 46’ncı oturumu Silivri’de yapıldı. Çoğunluğu Ekrem İmamoğlu’nun yakın çalışma arkadaşı veya İBB’de üst düzey bürokrat olan 25 tutuklu kişinin savunması henüz alınmadı. Duruşmada iş insanları Serkan Öztürk ve Kahraman Yeşilyurt savunma yaptı.

Duruşmaya ara verildiği sırada izleyici bölümüne seslenen Ekrem İmamoğlu, şöyle konuştu:

“Hepinizi çok seviyorum. Casusluk davası diğer davalar gibi, adaletin çöp olduğu süreçte kardeşimin 7 yaşindaki yeğeninin oyun oynadığı ipadini alacak kadar, 14 yaşındaki kızının 12 tane terörle mücadele polisiyle cep telefonunu alacak seviyeye düşmüşlerdir.

Benim Kartal Adliyesi’ne giderken arabam bozuk değildir ama Türk yargısını bindirdikleri araba ve onu süren bu ülkenin başındaki zihniyet, o arabayı hurdaya düşürmüştür. Yazıklar olsun.”

“İnan Güney’in kasası olduğum söylendi ama ondan tek ihale almadım”

Tutuklu Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in “kasası” olmakla da suçlanan Serkan Öztürk, iddialara ilişkin şöyle savunma yaptı:

“Dedelerimiz tanışır, aynı coğrafyanın insanıyız. Üniversitede arkadaşlığımız pekişti. Dostum kardeşimdir. Ancak İnan Güney’in başında bulunduğu hiçbir şirket hiçbir zaman tarafıma iş vermedi, pozitif ayrımcılık yapmadı. Savcılara söyledim: İnan Güney benim dostum, dostlar kendi aralarında para trafiğine girebilir, Allah korumuş da girmemişiz yoksa size nasıl açıklayacaktık? MASAK vasıtasıyla inceleyebilirsiniz. Ben kasa olmuşum ama siz hesaplarımı görmüşsünüzdür, kasanın kendisine hayrı yok. Görüyorum ki böyle bir araştırma yapılmamış. Savcılıkta hakkımda 15-20 sayfa MASAK raporu olduğunu söylediler, şaşırdım ve güldüm. Sonra o soru yok oldu. Bir buçuk sene Beyoğlu’nda başkanlık yaptı. Tek bir ihale alamadım.”

Savunmasında ailesi ile ilgili sıkıntıları da anlatan Öztürk, “Kızlarımla geçiremediğim 446 güne isyan ediyorum. Onlara tek başına bakan eşime yaşatılanlara isyan ediyorum. Annem babam 5-6 yıldır kanser tedavisi görüyor. Kanser illetinin en büyük düşmanı üzüntü ve stres. 15 aydır iliklerine kadar bunu yaşattığım için onlardan özür diliyorum. Bunları bize yaşatan iddia makamına da isyan ediyorum. 11 yaşındaki kızım Nilsu ‘Babacığım sen ordan çıkmak için iftira atma. Onların da çocukları vardır. Senin yüzünden onlar üzülmesinler’ dedi. Böyle yürekli bir kız yetiştirdiği için annesine teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

“Söylediklerim bağlamından koparıldı”

İBB iddianamesindeki 70, 72, 117 ve 118. eylemlerden suçlanan Öztürk, tutukluyken ek ifade verme sürecinde ifadelerinin bağlamından koparıldığını ileri sürdü. Öztürk, şunları söyledi:

“Toptancı bir anlayışla hakkımdaki tüm suçlamaları reddediyorum. Hepsinin iftira, dedikodu, etkin pişmanlıktan yararlanmak için süslenmiş ifadeler olarak karşıma çıktığını görüyorum.

Suçsuz bir insanın kendini savunması öncelikle çok zor. Gözaltına alınmamdan bugüne kadar toplam beş ifadem oldu savcılar karşısında. 22 Mart’ta ilk gözaltına alındığımda verdiğim ifade tamamen doğrudur. Sonrasında dört tane ifadem var savcılıkta. Bu ifadelerimin üçünde avukat yoktu yanımda, birinde avukat vardı. Bu ilk üç ifadede soruldu, ‘avukat istemiyorum’ şeklinde başlayan ifadelerimin hiçbirinde bunu söylemedim. Bu ilk üç ifadede, sayın savcıların huzuruna çıktığımda bir sohbet havasında olacağını, avukatlık bir durum olmadığını bizzat savcılar tarafıma söylemişlerdir ve benim bu ilk üç ifademde söylediklerim bağlamından tamamen koparılmış.

İsimler benim bahsettiğim isimler ancak ifadenin yazıya dökülmüş hali tamamen alakasızdır. Bunları kabul etmiyorum. Değindiğim isimler ve olayları anlatış biçimim var ama o biçim yorum katılarak yazılmış ifadelere ve ben bu ifadeleri okumadım. O da benim hatamdır. Çünkü o odadan bir an önce çıkmak istedim sayın Başkanım. Oradaki baskıyı anlatmama gerek yok, tahmin ediyorsunuzdur.”

Hakkında ifade veren üç kişi olduğuna işaret eden Öztürk, bu isimlerden Murat Kapki’nin ifadelerini geri çektiğini söyledi. Hakkında ifade veren ve naylon fatura suçunu işlediğini kabul eden Ahmet Çiçek ile ise ilk gözaltına alıştığında nezarette tanışmasına karşın Çiçek’in ifadesinde, kendisinin bir otelde gizli toplantılar yaptığını öne sürmesine tepki gösteren Öztürk, itirafçı olup tahliye olan İBB Meclisi üyesi Umut Şenol’un da kendisi hakkında ifade vererek tahliye olduğunu kaydetti.

Öztürk, “Bu Umut Şenol, ifadesinden sonra ortak tanıdığımız bir CHP’li yanıma gönderdi. Kendisini çocuklarıyla, eşiyle tehdit ettiklerini, mecbur kalıp bu ifadeyi verdiğini söylemiş. Ben de kendisine birtakım özlü sözler yolladım başkanım, burada açıklayamıyorum. Tek bir ifadeyi ispatlasınlar ben savunma yapmayacağım” diye konuştu.

Öztürk, savunmasını “Kaçma şüphesi diye bir uygulamayla burada tutuluyoruz. Vatan haini değilim hiçbir yere kaçmam. Önce tahliyemi sonra beraatimi talep ediyorum” diyerek bitirdi.

Rasim Ozan Kütahyalı’nın avukatı ile ilgili iddia

Daha sonra çapraz sorgusuna geçilen Öztürk, ifade verme sürecinde, İsmail Mirsad Albayrak adlı avukat hakkında da dikkat çekici beyanlarda bulundu. Rasim Ozan Kütahyalı’nın yanında İBB dosyasındaki 5 etkin pişmanlıkçının avukatlığını üstlenen Albayrak hakkında şöyle konuştu:

“Bir dilekçe yazdım ek ifade vermek için. Bana dedi ki ‘Öyle yazarsan çağırmazlar. İnan Güney’i eklemen lazım. Bir de etkin pişmanlıktan faydalanmak istiyorum yazarsan kesin çağırırlar’ dedi. Hakikaten çağırdılar. Yani kendim için etkin pişman olmak istedim onu da olamadım”

“AKP’li belediyelerle de iş yaptım”

Serkan Öztürk’ten sonra savunma yapan kişi, tutuklu mimar Kahraman Yeşilyurt oldu. İddianamede yer verilen hakkındaki “örgüt üyesi” iddiasına tepki gösteren Yeşilyurt, “İşlerim nedeniyle oluşturduğumuz çalışma grupları hariç, hayatımda hiçbir topluluğa üye olmadım. İşim ve çalışma arkadaşlarım dışında WhatsApp gruplarına dahi dahil olmadım. CHP’li belediye başkanlarının olduğu belediyelere hizmet verdim, CHP’li değilim, üye olmadım. AK Partili belediye başkanlarının olduğu belediyelere de hizmet verdim, AK Partili de değilim, üye de olmadım” diye konuştu.

“İmamoğlu’nu Türkiye’nin tanıdığı kadar tanıyorum”

İddianamede, kendisinin Ekrem İmamoğlu’nun “lideri” olduğu “örgüte üye” olarak gösterildiğini aktaran ve bunu reddeden ve İmamoğlu ile “teşekkür konuşması” dahi yapmadığını anlatan Yeşilyurt, “Ben Ekrem İmamoğlu’nu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ’ye işler yapmış olmama rağmen, tüm Türkiye’nin tanıdığı kadar tanıyorum. Yaptığım işlerde açılış ve etkinliklere katıldığı olmuştur Sayın Başkanım. Ama o stant, sahne, alan, çadır düzenlemeleri yapanları sormamış, tanışmamış ne yalan söyleyeyim Sayın Başkanım, bir teşekkür beklerdim, teşekkür dahi etmemiştir. Gerçi haklıdır da çünkü ücretini tahsil ettiğim işlerin teşekkürü ödemelerimin zamanında yapılıyor olmasıdır. Kendisinin hiçbir toplantı mitingine dahi katılmadım” ifadelerini kullandı.

“Kurt kafaya koymuş, kuzuyu yiyecek”

İmamoğlu ile kendisinin baz örtüşmesinin de delil olarak gösterilemeyeceğini savunan Yeşilyurt, “Sayın Başkanım şu an bu çatı altında olan tüm telefonlar ile telefonunuz da aynı baz alanında çalışıyor. Böyle bir mantık, suyun üst tarafında su içen kurdun alt tarafta su içen kuzuya ‘Suyumu bulandırıyorsun’ diye sataşmasıdır. Kafaya koymuş, bu kuzuyu yiyecek. Sadece kurt bu mahkemeyi unutmuş. İstanbul seçmeninin çoğunluğunun oyuyla seçilmiş belediye başkanı lider, ben de o yasal olmayan örgüte üyeyim öyle mi? İş ilişkisi husumeti olan birkaç kişinin soyut beyanı ile ben üye olmam” dedi.

önce gerçek

İçeriği Paylaş

İhsan Eliaçık ile Kürsü Sohbetleri izle
Beğenebilirsiniz
tümü
Kürsü TV İzle