28 Ekim 2026, Çarşamba

Süleymancılar soruşturması… Alihan Kuriş’e eski Bakan Arif Deniz Olgun’la ilgili ‘cinayet’ iddialı yeni dosya!

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun‘un ölümüne ilişkin soruşturma dosyasına otopsi raporu girdi. Raporda, eski bakanın yastıkla boğulmuş olabileceği belirtildi.

Geçen hafta  ‘feth-i kabir’ kararıyla mezarı açılan eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016’daki ölümüyle ilgili soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Ortaya çıkan bilirkişi raporuna göre, eski bakan yastıkla boğulmuş olabilir. Raporda, Denizolgun’un otopsi fotoğrafları ve video kayıtlarında, sağ meme alt kısmından göğüs ortasına doğru sıralanan yaklaşık 4×6 cm, 3×5 cm, 2×4 cm ve 1×2 cm boyutlarında 4 ayrı ekimotik alan bulunduğu ifadeleri yer aldı.

Raporda ayrıca lezyonların büyüklüğü ve göğüsteki yerleşimleri dikkate alındığında, bir kişinin göğse diziyle basarken ağız ve burnu bir yastıkla kapatarak nefessiz bırakması şeklindeki bir ölüm mekanizmasının mümkün olduğu yönünde tespitte bulunuldu.

Mevcut bulgular ve otopsi tarihindeki ileri derecedeki çürüme durumu dikkate alındığında, Denizolgun’un ağız ve burnunun kapatılması suretiyle kasten öldürülmüş olma ihtimalinin bilimsel ve objektif olarak dışlanmasının mümkün olmadığı kaydedildi.

Raporda, 2016 yılında düzenlenen otopsi raporunda ölümün “beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm” olarak değerlendirilmesine karşın, mevcut belgeler üzerinden travmatik olmayan beyin kanaması sonucuna ulaşılmasını sağlayacak yeterli objektif bulgunun ortaya konulmadığı ve bu yönüyle adli tıbbi eksiklik bulunduğu da ifade edildi.

Süleymancılar operasyonu yapılınca gündeme alındı

25 Ağustos 2026 tarihli bilirkişi raporunda Denizolgun’un ölümü şüpheli bulunmuş, soruşturmanın kapsamı genişletilmişti.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, otopsi görüntülerinin yeniden incelendiğini ve bilirkişi raporunda ölümün “şüpheli” olarak değerlendirildiğini duyurdu. Açıklamada Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkındaki soruşturmanın “Adam Öldürme” suçlamasıyla sürdüğü kaydedildi.

Yine başsavcılığın açıklamasına göre; “Beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm” raporu altında imzası bulunan doktorlar ile “Otopsi video kaydı yok.” dedikten daha sonra da  “Kayıt vardır.” şeklinde ifade veren Adli Tıp Kurumu idarecisi hakkında da “Resmi belgede sahtecilik” suçundan soruşturma başlatıldı.

Fethi kabir ve HTS sonuçlarına inceleme

Soruşturmanın bir diğer ayağı ise otopsi görüntülerinin varlığına ilişkin Adli Tıp Kurumu yazışmalarından oluşuyor.

Başsavcılığın farklı tarihlerde yaptığı taleplere önce kayıt bulunmadığı yönünde yanıt verildiği, daha sonra ise görüntülerin mevcut olduğunun bildirilerek dosyaya gönderildiği aktarıldı. Bu süreçle bağlantılı bazı görevliler hakkında “resmi belgede sahtecilik” iddiasıyla inceleme yürütülürken, fethi kabir sonuçları, HTS kayıtları, ilk müdahaleye ilişkin polis kayıtları ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile yapılan yazışmalar da soruşturma kapsamında değerlendirilecek.

Arif Ahmet Denizolgun’un ölümü kayıtlarda nasıl geçiyor?

Denizolgun’un ölüm nedeni yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması olarak kayıtlara geçerken savcılık, eski bakanın ölümünden önce 36 saat ulaşılamamasını araştırıyordu.

Telefon kayıtları, olay günü çiftlikte bulunan kişilerin ifadeleri, Denizolgun’un son görüldüğü saatler inceleme altına alınmış savcılık bu konuyla ilgili de yeni bir tespitte bulunmuştu.

Emniyete 4 saat sonra ihbar

 Denizolgun’un cansız bedeninin bulunmasının ardından önce yeğeni Hilmi Tuna Kuriş ve özel doktoru Nurettin Demirkol’a haber verildiği tespit edilmişti.

Olay yerine ilk Kuriş ve Demirkol’un geldiği ve polise eski bakan bulunduktan yaklaşık 4 saat sonra haber verildiği öne sürülmüştü.

Savcılık, bu 4 saatlik gecikmeyi de şüpheli bularak neden geç haber verildiğini araştırıyor.

önce gerçek

İçeriği Paylaş

İhsan Eliaçık ile Kürsü Sohbetleri izle
Beğenebilirsiniz
tümü
Kürsü TV İzle