29 Ekim 2026, Perşembe

Yanlış adrese baskın iddiası: Polis, Suriyeli Enes’i nasıl öldürdü?

Hatay’da yanlış kata yapılan baskında vurulan iki çocuk babası Suriyeli Enes Gıyas Leyla hayatını kaybetti. 21 Kasım’da gerçekleşen ancak yeni gündeme gelen olayda polis operasyonunda ölümle ilgili soruşturmanın akıbeti bilinmiyor. Hatay Valiliği’nden günler geçmesine rağmen herhangi bir açıklama yok.

Edinilen bilgilere göre polis, operasyonun hedefi olan bodrum kat yerine yanlışlıkla 1. kata baskın yaptı. Polislerin kapıyı kırarak girdikleri sırada Enes’in evdeki kadınlar için “Odalara girmeyin” dediği belirtiliyor.  Bu esnada bir polisin ateş ettiği ve Enes’in vurulduğu iddia ediliyor. Aile de bu iddiayı doğruluyor.

Polis vurduktan sonra hemen gitmiş

Leyla vurulduktan hemen sonra polisler yanlış kata girdiklerini fark edip apar topar evden çıkmaları, ardından bodrum katta bir kişiyi göz altına alması ölüm vakasındaki soru işaretlerini artırıyor. Çünkü 1. katta eşi ve çocukları ile birlikte oturan Enes Gıyas Leyla inşaatlarda boya işçisi olarak çalışan bir emekçi ve bodrum kattaki operasyonla hiçbir ilgisi yok. Buna rağmen “Yanlış istihbarat” sonucu evine baskın yapılıyor, üzerinde silah olmamasına rağmen öldürülüyor.

Komşular olayın kayıtlara “Bodrum katına operasyon sırasında Enes Gıyas Leyla’nın üst kattan aşağı indiği esnada vurulduğu” şeklinde geçtiğini ileri sürüyor.

Cevap bekleyen bekleyen sorular…

Olaydan sonra bazı ifadelerin alındığı bilinse de soruşturmayı kimin yürüttüğü, polis memurunun ifadesinin ne olduğu veya hakkında bir işlem yapılıp yapılmadığı kamuoyuna açıklanmış değil. Yanıt bekleyen kritik sorular hâlâ ortada duruyor. Ateş eden polis kim? Hakkında açığa alma veya tutuklama işlemi yapıldı mı? Operasyon planlamasındaki “yanlış kat” hatası araştırılıyor mu? Bu sorulara dair hiçbir resmi kurumdan açıklama gelmedi.

Aile suskun, yas, tedirginlik ve sessizlik

Aileyi ziyaret eden Evrensel’in haberine göre yakınların sorular karşısında son derece temkinli ve ketum davranması soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Anne ve baba Türkçe bilmiyor; Arapça yöneltilen sorulara dahi yalnızca “Bilmiyoruz” demekle yetiniyorlar. Akşam saati uğradığımızda Enes’in Türkçe bilen kardeşi ile konuşuyoruz. O da “Ben bilmiyorum. Abin ilgileniyor” demek dışında bir cevap vermiyor. Numaramızı bıraktığımız abi ise bize hiç ulaşmadı.

Öte yandan, yetkililerin aileyi kısa süre içinde ziyaret etmiş olması, Türkiye’nin yakın geçmişindeki benzer olaylarla birlikte düşünüldüğünde üzerlerinde bir baskı ya da yönlendirme ihtimalini de akla getiriyor. Polis kurşunuyla öldürülen Ali El Hemdan’ın ailesinin başına gelenler hâlâ hafızalarda. O dönemde polis teşkilatının meslektaşlarını koruma refleksi, aileye vatandaşlık vaadi gibi adımlar, ailede hem beklenti hem de korku yaratmıştı. Aile davayı takip etmese bile kamuoyu baskısı sayesinde polis memuru ceza alabilmişti.

Bir başka örnek, Ahmet Direk Turan Haskiro’nun iş cinayetinde yaşananlardı. Olaydan sonra aileye kan parası teklif edilmiş, anne ise çocuğun atölyede çalışmadığını söylemeye zorlanmıştı. Yargılama “asansör kazası” gibi ele alınmış, işverenler cezasız kalmış, iki sanığa ise sembolik cezalar verilmişti.

Cenaze Suriye’de defnedildi, Valilik hâlâ açıklama yapmadı

Enes Gıyas Leyla’nın cenazesi kısa sürede Suriye’ye gönderilerek defnedildi. Ailenin dönüşü sonrası süreçle ilgili herhangi bir resmi açıklama yapılmadı. Olay kamuoyunda geniş yankı uyandırmasına rağmen Hatay Valiliği’nin tek bir bilgilendirme yapmaması, şüpheleri daha da artırıyor. Dörtyol’daki baskın, yanlış adres iddiası, susturucu kullanımı ve ölümle sonuçlanan bir operasyon olmasına rağmen devlet kurumlarının sessizliği, olayın üzerinin örtülmeye çalışıldığı yönündeki endişeleri büyütüyor.

önce gerçek

İçeriği Paylaş

İhsan Eliaçık ile Kürsü Sohbetleri izle
Beğenebilirsiniz
tümü
Kürsü TV İzle