30 Eylül 2026, Çarşamba

AK Parti’nin Unuttuğu Gerçek

Değerli dostlarım;

“Yönetim anomalisi” nedir bilir misiniz?

Kısacası bir organizasyonun, sistemin veya sürecin işleyişinde kurallara, standartlara, normal kalıplardan sapma gösteren olağan dışı durumları ifade eder. Kısacası bugünki yönetim biçimini aynen tarif etmektedir.

Tek yetkili Cumhurbaşkanının olmasıdır. Cumhurbaşkanından izin almadan istifa edemezsiniz, bir iş yapamazsınız.

Günümüzde meydana gelen fon krizinin maliyeti 2.7 trilyon-ile 3 trilyon TL arasında değişmekte bu krizden resmi açıklamalara göre 455 bin 758 yatırımcının etkilendiği görülmektedir. 

Bakan Mehmet Şimşek, 4 Kasım 2025’te “Manipülasyon var, eğer manipülasyonla güçlü mücadele edemezsek bu alana olan güven zayıf kalır. Onun için bu bizim olmazsa olmazımızdır…” diyor demesine de 10 aydır neden mücadele etmiyor sorusunun cevabını verememekte. Çünkü karar verme yetkisinin olmadığı anlaşılıyor.

Akla gelen soru Mehmet Şimşek’in müdahale etmesi mi engellendi?

Görüp, işin içinde bir takım hatırlı kişilerin varlığı sebebiyle susmuş mudur?

Yoksa Fatma Betül Sayan’ın AK Partili oluşumu buna engel mi olmuştur?

Sorulması gereken sorulardan birisi Fon’a 163 milyon TL yatıran Fatma Betül Saya’ın bu parayı nereden  elde etmiştir?

Bakanlık yaptığı sırada Mal Beyanında bulunmuş mudur?

Bir başka soru da krizden hemen önce  fondan parasını çekmesi için içeriden bilgi alıp almadığı olmalıdır?

Bu krizin çıkmasında sorumluluğu olan SPK’sı, BDDK’sı, MASAK’ı, Borsa’sı, onların yöneticileri görmemiş olabilir mi? Eğer bilgileri vardı ise bu krize ortak oldukları, haberleri olmamış ise yetersiz olmaları ortaya çıkmaktadır.

Bu krizin sebebi eğer muhalefet partileri olsaydı şimdiye kadar SPK’sı, BDDK’sı, MASAK’ı, Borsa yetkilileri görevlerinden uzaklaştırıl mıydı? Uzaklaştırılmaz mıydı?

Bu krizin içinde muhalefet olsaydı veya Fatma Betül Sayan AK Partili değil de başka bir partili olsaydı şimdiye kadar tutuklanır mıydı? Tutuklanmaz mıydı?

Değerli dostlarım;

Tek Adam Sisteminin yürürlüğe girdiği günden bugüne kadar AK Parti, Devletin bütün imkanlarını kendi lehinde kullanmaktan hiç çekinmemiş, seçimde  rakibini de kendisi belirleyen hale gelmişken kendisini ‘yıkılmaz bir kale ve yenilmez bir armada” olarak görmeye başlamış  olmanın verdiği  güçle  böyle bir krizi beklemiyordu. Bu nedenle AK Parti şok olmuş durumda.

Ancak AK Parti’nin unuttuğu bir insanoğlu gerçeği vardı. Birileri ya kendisi de nemalanmadığı veya az nemalandığı için içeriden ihanet ederek bunları çıkardı. Yoksa milletin bunu öğrenmesi imkansızdı. Çünkü fonu yönetenler de SPK, MASAK ve Borsa yöneticileri ve bunları denetleyenlerde aynı siyasi argumanın neferleri değil miydi?

Olaylara bir bakar mısınız?

Fon krizinde rol alanların tümü  şimdi veya yakın zamanda AKP kadrolarında  görev almış ‘iltisaklı’ kişilerden oluşmakta, yani ‘körler sağırlar, birbirini ağırlar’ misali davranırlar mıydı? Birisi çalmış, birisi gözlemiş, birisi görmemiş, birisi duymamış…

Fatma Betül Sayan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı olarak fona para yatırdı, kazandı ve yüklü miktarda kazandıktan sonra fon krizi ortaya çıkınca “affını” talep etti ve çekip gitti. Öğrendiğimize göre  fondan kazandığı parayı devlete geri yatırmış ama bu para Devletin parası değil ki? Ayrıca SPK’nın kararına göre ‘Etkin Pişmanlık’tan yararlanabilmesi için kazandığı paranın en az iki katını yatırması gerekiyorken bunu yatırmamış ama henüz hakkında bir işlem yapılmamış.  Yani deniliyor ki ‘hırsız bizim hırsızımız’; biz kendi içimizde bunu hallederiz.

Emin olun birkaç gün muhalif  gazete ve TV’lerde söylenir sonra da unutulur gider.

Olan küçük yatırımlarına umut bağlamış insanlara ve Ülkemize olacak. Yerli ve yabancı yatırımcı bu sisteme nasıl güvenecek?

Köşe Yazıları

tümü

Gündem