Değerli dostlarım;
2025 yılı Merkezi Yönetimi Bütçesi Mecliste görüşülürken iktidar hiç olmamış gelişmeleri olmuş gibi göstermek; muhalefet de her şeyi olumsuz olarak değerlendirerek milleti uyutmaya devam ediyorlar.
Ne iktidarın gerçek bir yönetimi ne de muhalefetin ciddi bir eylemi mevcut değil.
Mecliste Bölücü APO‘ya bu sıfatı ile seslenen muhalefet Milletvekiline DEM Partililer üzerine yürüyor, Meclis Başkan Vekili de DEM’li vekillere söz verebiliyor.
Niye?
APO’ya ‘katil, cani, bölücü diyemezsiniz’ diye.
Neden?
Çünkü MHP lideri ve AKP liler artık ona “ÖNDER, LİDER” dedikleri için.
Dahası var; DEM diyor ki PKK bir özgürlük hareketi, APO da onun lideridir.
Anadilde eğitim istiyorlar.
Yerel yönetimlerin bağımsız olmasını talep ediyorlar; Kürtçe eğitim veren Üniversiteler istiyorlar.
Yani ülkemizin bölünmesini talep ediyorlar.
Bu cesareti nereden aldılar dersiniz?
İktidar ve Cumhur İttifakı’ndan.
Cumhuriyet tarihinde bir ilk yaşandı ve Milletin Vekilleri 50 Bin insanımızın katilinin ayağına kadar giderek onun fikirlerini alıyor Neymiş efendim Terörsüz Türkiye’yi gerçekleştireceklermiş.
Siz böyle davranır ve onların her isteğine ‘evet’ derseniz onlar da bunu isterler hem de Meclis’te buna karşı çıkanların üzerine saldırarak.
Hani kadrolarımız Liyakatliydi?
Cumhurbaşkanımız her konuşmasında “liyakatli kadroların işbaşında” olduğundan bahsediyor ama milletin kanaati baştaki kadroların liyakat esasına göre değil sadakat ilkelerine göre belirlendiğini biliyor.
Ahlaksızlık almış başını gidiyor. Bakın TBMM içerisinde staj yapan kız öğrencilerimizi “taciz” edenler ortaya çıktı. Kime güveneceğiz?
İktidar kendisinden olmayanları yargılarken kendi istediği yönde karar vermeyen hakimlerin yerini değiştirmekten hiç çekinmiyor. Bunun adına da ‘Türkiye Cumhuriyeti Devletinde Mahkemeler bağımsız karar verirler!’ diyebiliyor.
Asgari ücret belirlenmeye çalışılıyor ama ücreti alacak olan çalışanlar masada yok. Ne güzel değil mi? Deniliyor ki ‘biz ne verirsek siz onunla geçinmek zorundasınız’. Cumhurbaşkanı TV’de konuşuyor ve TİSK’e seslenerek “elinizi taşın altına koyun” diyor. Oysa ki TİSK üyeleri Cumhurbaşkanı’nın onaylamadığı ücreti teklif edebilirler mi?
Memurlara sözleşme gereği %10+ Enflasyon farkı ücret verilirken emeklilerin sözleşme hakkı yok. O yüzden açtılar, aç kalmaya devam edecekler ama kimsenin umurunda değil.
Fiyatlar her gün artmakta ve açlık sınırı yükselmekte. Ancak iktidar gerçekleşen enflasyona göre değil, hedeflenen enflasyona göre emeklisine zam yapıyor.
Ne diyelim, Deveye sormuşlar “boynun niye eğri” diye.
Devede demiş ki “Nerem doğru ki.”


