20 Eylül 2026, Pazar

TBMM’nin ve halkın Ramazan sofraları

Değerli dostlarım;

Ramazan Ayı, Müslümanlar için İslam’ın şartlarından birisi olan ‘ORUÇ‘ tutma ve bu ayda Allah’a olan kulluğumuzu  ortaya koymak için  çabalarımızın çoğaldığı, insanlar arasındaki ilişkilerin geliştirildiği, Allah’ın hoşnutluğunu kazanma amacıyla kişinin kendi servetinden/malından (helalinden) ihtiyaç sahiplerine  karşılık beklemeden ayni veya nakdi yardımda bulunduğu bir aydır.

Bizim geleneklerimiz arasında özellikle Ramazan Ayında iftarda  konu komşuya, akrabaya ve yoksullara  iftar yemeği vermek gelenek halini almıştır. Çok da güzel ve anlamlı bir gelenektir.

Bundan birkaç gün önce Meclis Başkanı Milletvekillerine Mecliste bir iftar yemeği verdi.  Bu bir iftar yemeğinden çok bir gösteriş ve gövde gösterisi yemeğini dönüşmüş, öyle ki halkın önemli bir bölümünün doğru dürüst  geliri olmamasına rağmen ‘dudak uçuklatacak’ nitelikte  bir yemek. Menü tabağında tam 16 çeşit iftariyelik, yurdun her yöresinin en seçkin yemekleri keşkek yatağında dana antrikot…. saymakla bitmez.

Kimin yemeği?

Meclis Başkanı’nın.

Meclis Başkanı bunu kendi cebinden veriyorsa israf olmasına karşılık kendi  parası olduğu için bir şey diyemeyiz. Deriz ki Allah razı olsun yediklerinden halka da yedirebiliyor.

Ancak; Meclis Başkanı bunu Devlet bütçesinden veriyorsa o zaman durup düşünmek gerek.

Sana oy verip seni o makama getiren bu millet acaba sana o yetkiyi verdi mi? Hiç zannetmiyorum.

Bakın İslam Tarihine; İslam’ın Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v) çorbasına ekmek doğrayarak iftar ederdi; Şimdi sormak gerek bu yemeği nasıl yiyebildiniz? Bu kadar şatafat ve gösterişi Mübarek Ramazan ayında milletin gözüne sıkarcasına nasıl yapabildiniz? Hz.Ömer, Devlet işlerini görürken Devletin Mumu ile aydınlanırken diğer zamanlarda kendi mumunun ışığında işini görür ve  öyle yaşardı. İsra Süresi’nin 27. Ayeti de saçip savurmayı yasaklamıştır. Yine Rabbimiz, A’râf Suresi 31. Ayet’inde “Yiyin için fakat israf etmeyin” diye buyuruyor.

Lokman Süresi 18.Ayetinde de  buyuruluyor ki, “Böbürlenmeyiniz, övünmeyiniz. Allah böbürlenenleri sevmez”

Şimdi sormak gerek bu yemeği nasıl yiyebildiniz? Bu kadar şatafat ve gösterişi Mübarek Ramazan ayında milletin gözüne sokarcasına nasıl yapabildiniz?

Toplumların birlik ve beraberlik içerisinde yaşaması öncelikle Adaletle olur. Adaletin olmadığı yerde Devlette olmaz millette. Sizin adaletiniz bu mu?

Köşe Yazıları

tümü

Gündem