Kırizin sebepleri olarak,
….
En tepeden kurumların idarecilerine kadar her seviyedeki yöneticiler ile elbette yatırımcılar da sorumludur yaklaşımı ile,
Asıl kök sorun olarak sistem yanlışlığı veya sistemdeki boşluklardan kaynaklandığı şeklindeki yorumlar yapılmaktadır.
Görünen o ki.
İki yaklaşımın ikisi de doğrudur.
…
Ancak, bu krizler ve displinsizlikler çok daha ciddi ve önemli başka olumsuz gelişmeleride ortaya koymaktadır.
…
Söz konusu bu fon krizinde, kriz hakkında tespit ve yorum yapanların söylediklerinden hareketle,
…
– Fonların niteliğine baktığımızda tümünün “kar-zarar ortaklığı” şeklinde bir mevzuatla işletilen ve yatırımcılarınında “muhafazakar” anlayıştaki küçük yatırımcılar olduğu,
…
– Bu yatırımcıların genelde AK Parti seçmeni olduğu,
…
– Batan veya krize giren fon kurumlarının da muhafazakar nitelikli olduğu,
…
– Fon sistemindeki mevzuattan daha çok muhafazakarlık veya dindaşlık ilişkisine veya güvenine dayalı bir ilişki üzerinden bu fonların işletildiği,
…
– Bu fonları denetlemekle sorumlu kurumların (sermaye piyasası kurulu) yöneticilerinin de yine muhafakar-dindar olarak bilindiği ve yine bu niteliklerdeki siyasi iradenin tasarrufuyla atandıkları,
…..
– Bu kurumlara atananlar arasında Hükümet ve AK Partiyle birinci dereceden ilişkili kişilerin yakınlarının bulunduğu,
….
– Bu fon yatırımcıları içinde yine Hükümet ve AK Parti ile ilişkili veya iltisaklı kişilerin bulunduğu ve yine bu kişilerin fon paralarını yurt dışına kaçırdığı,
….
– Bakan M.Şimşek’in bu fon yolsuzluğunu bir yıl önce dile getirdiği ve krizi önlemeye yönelik bir tedbir alınmadığı vs şeklinde tespitler yapılmakta ve böyle güçlü bir algı kamuoyunda oluşmuştur.
….
– Bu fon krizi paralarını kaybeden muhafazakar ve küçük yatırımcı sayısı 500 bini bulmaktadır.
…
– Bu kitle direkt, bu kitleyle özdeşleşen genel muhafazakar kitle de endirek olarak etkilemiş bulunmaktadır.
…
– 2005-2006’lı yıllarda İhlas finansta böyle bir kriz yaşanmış, finans yöneticileri kovuşturulmamış, yine küçük yatırımcı güvene dayalı bu fon krizi ile mağdur olmuştu.
…
– Bakalım şimdikiler soruşturulacak mı? kovuşturulacak mı? bir müeyyidesi olacak mı? olursa ne olacak?
…
– Mudilerin zararlarının belli bir oranda hazineden telafi edileceği söyleniyor.
…
– Yani yolsuzluk yapanlardan ve fonların içini boşaltanlardan değilde vatandaşa ait genel bütçeden, yani vatandaşın cebinden,
…
Hatırlanacağı üzere, bir kaç yıl önce Irak petrolu, Merkezi Irak yönetiminin tüm ikazlarına rağmen, Kuzey Irak yönetimi ile anlaşılarak İskenderun körfezine akıtılmış, buradan ilgili yandaş firmaların gemileri ile diğer ülkelere(İsrail) satılmıştı.
…
Irakın tahkime gitmesi sonucunda Türkiye 1.5 (bir buçuk) milyar dolara yakın cezalandırıldı. Peki bu para Iraka nerden ödenecek? ve ödendi?
…
Irak petrolünü hukuksuzca alan ve satan devlet idarecisi ve ilgili firma sahipleri mi ödedi veya ödeyecek? hazineden mi ödenecek veya ödendi?
..
Ve daha başka..
….
– Vatandaşın uğradığı mali ve maddi kayıplar bir yana,
…
– Mağdur muhafazakar halkın, muhafazakar/dindar yönetici sistematiği üzerinden İslam inancına dayalı manevi değerlerinden uzaklaştığı da bir vakıa olarak ortadadır.
…
– Elbette bu manevi kayıplar sadece mali ve ekonomi politikaları üzerinden olmamaktadır.
…
– Muhafazakar, mutedil, seküler, tüm sosyal kesimler, devletin diğer fonksiyonları üzerinden, adalet, hürtiyet,eşitlik, iş istihdam, emek, sosyal adalet, temel haklar gibi devlette ve hükümetten görmek istediği temel fonksiyonlarda da malesef ciddi boyutlarda güven kaybı yaşamaktadır..


