26 Eylül 2026, Cumartesi

Tartışmalı düzenlemeler içeren 12. Yargı Paketi Meclis’te

AK Parti iktidarının hazırladığı 12. Yargı Paketi, TBMM Başkanlığı’na sunuldu. Kanun teklifinde Yargıtay’ın kararları yetkisizlik ve görevsizlik gerekçesiyle bozmasına sınır, devlete karşı icra takibine 1 aylık bekleme şartı, tek hâkim uygulamasının genişletilmesi ve DNA verilerinin 20 yıl saklanması düzenlemeleri dikkat çekiyor. Hukukçular, icraya ilişkin devletin alacaklı olduğu durumda kanunen kolaylık sağlanırken vatandaşların alacaklarında zorluklar çıkarılmasına tepki gösteriyor. Öte yandan mahkemelerin yetki ve görevi de ‘kamu düzeni’nden olduğundan buna ilişkin adım da hukuksuz görülüyor.

Yargı sistemine ilişkin geniş kapsamlı değişiklikler içeren 12. Yargı Paketi, TBMM Başkanlığı’nın önüne geldi. “Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” başlıklı düzenleme, hukuk yargılamaları, idari yargı, icra-iflas sistemi, ceza muhakemesi ve yasal faiz uygulamasında çok sayıda değişiklik içeriyor. Meclis’e sunulan teklifte daha önce kulislerde gündeme gelen bazı önemli başlıkların yer almadığı görüldü. Kamuoyunda beklenti yaratan infaz düzenlemesi pakete dahil edilmedi. Daha önce kesinleşmesine “kesin gözüyle” bakılan IBAN kiralama düzenlemesi de teklif metninde yer bulmadı. Avukatlık Kanunu’na ilişkin ekonomik düzenlemeler de paketin dışında kaldı.

Ne bekleniyordu ne çıktı?

Pakete dair hazırlık sürecinde en çok infaz düzenlemesi, IBAN kiralama fiilinin dolandırıcılıktan ayrıştırılarak müstakil suç haline getirilmesi ve Avukatlık Kanunu’na ilişkin ekonomik başlıklar gündem olmuştu. Ancak Meclis’e sunulan metinde ağırlık, yargılamaların hızlandırılması gerekçesiyle usul hükümlerinde yapılan değişiklikler oldu. AK Parti, teklifi “yargının etkin ve verimli işlemesi” gerekçesiyle savundu. Ancak düzenlemenin birçok maddesi, hak arama özgürlüğü, yargısal güvenceler ve kişisel verilerin korunması bakımından tartışmalı.

Devlete karşı icrada 1 ay bekleme şartı

Paketin en dikkat çeken düzenlemelerinden biri, idare aleyhine verilen para alacakları, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin kararların icrasında getirilen yeni prosedür oldu. Buna göre yurttaş, devlete karşı açtığı davayı kazansa dahi doğrudan icra takibi başlatamayacak. Alacaklı ya da avukatı, önce ilgili idareye yazılı başvuruda bulunacak ve ödeme için banka hesap numarası bildirecek. İdareye bir aylık ödeme süresi tanınacak. Bu süre içinde ödeme yapılmazsa cebri icra yoluna gidilecek. İktidar düzenlemede “gereksiz icra takibinin önlenmesi” ve “kamu kaynaklarının korunması” gerekçesini öne sürüyro. Ancak muhalefetin bu maddeye “devlete ayrıcalıklı hukuk yaratılıyor” ve “yurttaşın mahkeme kararıyla kazandığı alacağına ulaşması geciktiriliyor” gerekçesiyle itiraz etmesi bekleniyor.

‘Belirsiz alacak’ davası kaldırılıp eski usule dönüş

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107’nci maddesi yürürlükten kaldırılıyor. Belirsiz alacak davası, özellikle alacağın miktarının davanın başında tam olarak belirlenemediği işçi alacakları, kıdem ve ihbar tazminatları, iş kazası ve tazminat davalarında önemli bir hak arama yolu olarak kullanılıyordu. Teklifte, belirsiz alacak davasının sağladığı bazı hakların kısmi dava kurumuna aktarılacağı belirtiliyor. Buna göre kısmi dava açan kişiye, tahkikat sona erene kadar alacağın kalan kısmını talep etme hakkı tanınacak.

Tek hakimin alanı genişletiliyor

Paketle idare mahkemelerinde tek hâkim tarafından görülecek davaların kapsamı da genişletiliyor. Mevcut uygulamada parasal sınırın altında kalan bazı iptal ve tam yargı davaları tek hâkimle görülüyor. Ancak yeni düzenlemeyle öğrenciler ve kamu görevlilerini ilgilendiren birçok işlem de bu kapsama alınması öngörülüyor. Öğrencilerin burs, yurt, sınıf geçme, not tespiti ve bazı disiplin işlemleri; kamu görevlilerinin geçici görevlendirme, yolluk, lojman, izin ve uyarma cezasına ilişkin uyuşmazlıklarda tek hâkim karar verebilecek.

Kısmi temyiz yolu

Teklifte Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları doğrultusunda bazı kanun yolu düzenlemeleri de yer aldı. Bölge idare mahkemelerinin, ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak yeniden hüküm kurduğu birçok davada Danıştay’a temyiz yolu açılıyor. Ancak tek hâkimle görülen bazı davalar temyiz kapsamı dışında bırakılıyor. Bu nedenle düzenleme bir yandan “hükmün denetlenmesi hakkını güçlendirme” adımı olarak sunulurken, diğer yandan tek hâkim kararlarında temyiz yolunun kapalı kalması nedeniyle tartışma doğurabilir.

Yargıtay’da bozma sınırı

Paketle yargılamaların makul sürede sonuçlandırılması amacıyla Yargıtay’ın bozma yetkisi de sınırlanıyor. Düzenlemeye göre, bölge adliye mahkemelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararlar hariç olmak üzere, ilk derece mahkemeleriyle ilgili yalnızca görevsiz veya yetkisiz olduğu gerekçesiyle Yargıtay tarafından bozma kararı verilemeyecek. Böylece dosyaların usul eksiklikleri nedeniyle yeniden ilk derece mahkemelerine dönmesinin önüne geçilmesi ve yargı süreçlerinin hızlandırılması hedefleniyor. Düzenleme, usul hatalarına ilişkin denetimin kapsamını daraltması ve kamu düzeninden kaynaklanan incelemeyi sınırlaması nedeniyle sorunlar yaratacak.

DNA’ya 20 yıl saklama

Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yapılan değişiklikle moleküler genetik inceleme sonuçlarının saklanması ve imhasına ilişkin yeni hükümler de telifte yer alıyor. Beraat, kovuşturmaya yer olmadığı veya ceza verilmesine yer olmadığı kararlarında veriler derhal imha edilecek. Ancak mahkûmiyet, davanın reddi veya düşmesi gibi hallerde genetik veriler kararın kesinleşmesinden itibaren 20 yıl süreyle saklanacak. Kişisel verilerin korunması açısından en tartışmalı başlıklardan biri olması beklenen bu düzenleme için muhalefetin “ölçüsüz saklama süresi” ve “genetik veriler üzerinde devletin denetim alanının genişletilmesi” eleştirilerine neden olacak.

Yasal faiz sistemine yeni ayar

Paketle sabit yasal faiz uygulamasından vazgeçiliyor. Yeni sistemde yasal faiz oranı, Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranına endekslenecek. Oran, önceki yılın 31 Aralık günündeki reeskont faizinin yüzde 80’i üzerinden belirlenecek. Yıl ortasında reeskont oranında beş puan veya daha fazla değişiklik olması halinde yılın ikinci yarısı için yeni oran uygulanacak. İktidar düzenlemeyi, alacakların enflasyon karşısında değer kaybetmesini önleme gerekçesiyle savunuyor. Ancak uygulamanın borçlu-alacaklı dengesi, kamu borçları ve tazminat dosyaları üzerindeki etkilerinin Meclis görüşmelerinde tartışılması bekleniyor.

Tazminat faizinde yeni düzenleme

Teklifte destekten yoksun kalma ve çalışma gücü kaybından doğan tazminatlarda faiz başlangıcına ilişkin yeni düzenleme de yer aldı. Buna göre kişinin kazancının belirli olduğu döneme ilişkin tazminat kısmına haksız fiil tarihinden itibaren faiz işletilecek. Geleceğe yönelik varsayımsal döneme ilişkin tazminat kısmında ise faiz karar tarihinden itibaren işleyecek. Bu düzenleme de özellikle iş kazaları, trafik kazaları ve tazminat davaları bakımından önemli sonuçlar doğurabilecek.

Miras kalan taşınmazlarda yeni satış usulü: Mirasçıya öncelik

İcra ve İflas Kanunu’nda yapılan değişiklikle miras yoluyla intikal eden taşınmazlarda ortaklığın satış suretiyle giderilmesinde ilk açık artırma sadece mirasçılar arasında yapılacak. İlk artırmada alıcı çıkmazsa ikinci artırma herkese açık olacak. Ayrıca ihalede en yüksek teklifi verip bedeli yatırmayan kişilere, teklif ettiği bedelin yüzde 5’i oranında idari para cezası kesilecek.

Noter belgelerine elektronik hız

Noterlik Kanunu’nda yapılan değişiklikle mahkeme, sulh ceza hâkimliği, Cumhuriyet başsavcılığı ve soruşturmaya yetkili resmi daireler tarafından istenen noterlik evraklarının elektronik ortamda gönderilmesinin önü açılıyor. Evrak güvenli elektronik imza ile iletilebilecek.

Danıştay daire sayısı şimdilik aynı kalacak

Danıştay’ın daire sayısının 17’den 10’a düşürülmesine ilişkin daha önce belirlenen takvim de erteleniyor. Mevcut iş yükü gerekçe gösterilerek daire sayısının azaltılması için öngörülen süre 2030’a kadar uzatılıyor.

Davalarda bilirkişi sınırı

Teklifte yer alan bir başka düzenlemeyle, hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye başvuran hâkim ve savcılar hakkında disiplin yaptırımı olacak. Bu durumda uyarma cezası verilmesinin önü açılıyor. Düzenleme, bilirkişilik kurumunun amacı dışında kullanılmasını önleme amaçlı savunuluyor.

Komisyonda tartışılacak

12. Yargı Paketi’nin önümüzdeki günlerde TBMM Adalet Komisyonu’nda görüşülmesi bekleniyor.

önce gerçek

İçeriği Paylaş

İhsan Eliaçık ile Kürsü Sohbetleri izle
Beğenebilirsiniz
tümü
Kürsü TV İzle