28 Ekim 2026, Çarşamba

Adaleti nerede aramalıyız?

Değerli dostlarım;

Hz. Ömer diyor ki “Adalet mülkün temelidir”. Yani Devletin temelleri adalet üzerine kurulmalıdır.

Her dönemde insanlar adalet istemekten, adalete umut bağlamadan hiç vazgeçmemiş ve hep “Adalet” fikrinden ve uygulamalarından medet ummuş, adaleti bir yaşam biçimi olarak kabul etmişlerdir.

Türk Dil Kurumu’na göre  Adalet; “Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme, doğruluk.”  demek. Yani adalet, herkesin hak ettiklerini elde etmesi ama sorumluluklarını da yerine getirmesidir. 

Mustafa Çağrıcı’nın TDV yayını olan İslam Ansiklopedisindeki  tanımı: Adâlet, “davranış ve hükümde doğru olmak, hakka göre hüküm vermek, eşit olmak, eşit kılmaktır. 

Adâlet, Kur’ân-ı Kerîm’de ve hadislerde genellikle “düzen, denge, denklik, eşitlik, gerçeğe uygun hükmetme, doğru yolu izleme olarak yer almaktadır. 

Tübitak Ansiklopedisinde Adalet; Hakkın gözetilmesi ve yerine getirilmesi. Haklı ile haksızın ayırt edilmesidir. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme olarak tanımlanmıştır.

Prof. Dr Berin Ergin adalet kavramını Farabi’ye göre yapmış adaletin sevgiye tabi olduğunu, bunun da  erdemli toplumlarda ön plana  çıktığını belirtmektedir.

Platon’da adalet, herkesin kendi işini düzgün bir biçimde yaptığı, bir başkasının işine karışmadığı ideal bir  yaşam biçimi olarak  değerlendirmektedir.. 

Aristoteles için “adalet, en toplumsal, en politik erdem” olarak değerlendirilir.

Bütün bu tanımlardan çıkaracağımız sonuç şu olmalıdır.

Adalet, toplumların düzenini sağlayan, bireyler arasındaki ilişkileri düzenleyen ve herkesin hak ettiğini almasını amaçlayan  ve kendi işini düzgün bir biçimde yapması gereken temel ilkedir.

Günümüz insanının en büyük zaaflarından birisi adaleti hep başkalarından beklemesi ancak kendi hakkını savunması ve sorumluluklarını yerine getirmekte yetersiz kalmasıdır.

Kişi adaletsizliğe uğradığında bunu dile getiremiyor ve bunu kabulleniyorsa  o zaman adaletsizlikten söz etmesi de doğru olmayacaktır. 

Pascal diyor ki :“Adaletin kuvvetli, kuvvetlinin de adaletli olması gerekir.” 

Anatole France:“Adalet ancak hakikatten, mutluluk ancak adaletten doğabilir.” 

Montaigne: “Adaletin olmadığı yerde ahlak da yoktur.”

diyor.

Unutmayalım ki adaleti önce kendi vicdanımızda, sonra işimizde ve yaşantımızda  sonra da toplumumuzda aramak sorgulamak zorundayız.

Köşe Yazıları

tümü

Gündem