13 Ekim 2026, Salı

Siyaset Niye Yapılır?

Değerli dostlarım;

Uzun süre Devlete hizmet ettikten sonra emekli oldum.

Bundan sonra amacım yine Devletime ve Milletime hizmet etmek idi.

Bu süreçte çeşitli partiler, fikir odakları, dernek ve platformlarla bir araya geldim, oralarda düşüncelerimi açıkladım, basın ve yayın yoluyla milletime ulaşmaya çalıştım.

Bir gün sosyal medyada bir yazı ile karşılaştım.

Diyordu ki:

Üç şey boşunadır.

1.Aptala nasihat etmek;

2.Cahil ile tartışmak,

3.İki yüzlü ile dost olmak.

Kimseyi asla ve asla ‘aptal’ olarak değerlendiremem. Bu benim için kibir ve başkalarından üstün görmek olur ki eğer böyle bir an’ım olmuş ise beni yaratan Mevlam’dan “af” dilerim.

Cehalet ile sürekli mücadele ettim ama başarılı olduğumu da ifade edemem. Atatürk bile demiş ki “En büyük mücadelemiz cehaletle olacaktır” Benim de meslek hayatım boyunca yaptığım en önemli şey cehaleti ortadan kaldırmaya çalışmak olmuştur ve olmaya da devam edecektir. Aldığımız aile geleneklerimiz ve eğitim bunu gerektirmektedir.

İkiyüzlülerle dost olmaya gelince;

Zannediyorum her gün bu tür insanlarla karşılaşmak, bazılarına bilerek veya bilmeyerek hoş görünmeye çalışmak en zoru olsa gerek. Hele hele siyasetle ilgileniyorsanız bunu sıkça yaşamak zorunda kalınmaktan kurtulamazsınız. Yalan söylediğini bilirsiniz ama yüzüne vuramazsınız.

Siyaset nedir?

Siyaset fikir üretme sanatı; gruplar arasında ortak kararların alınması, güç ilişkilerinin düzenlenmesi, kaynakların eşit ve adil bir biçimde halka sunulması, çatışma alanlarının yönetilmesidir.

Siyaset niye yapılır?

Görünürde millete hizmet içindir ama uygulamada hiç de öyle olmadığını görmekteyiz.

Ancak; bugünkü siyasetin böyle bir amacının olmadığını; kazanmak için her şeyin meşru sayıldığı; Hak ve hukukun sadece kendi amaçlarına uygun kullanılır hale getirildiği bir alana dönüştü. Siyaset, ‘ben’ merkezli ve kazanmaya odaklı oldu.

Siyasetin dümeni ne yazık ki yönettikleri toplumu ve yönettikleri konuyu bilmeyenlerin elinde kalınca iş çığırından çıktı ve millete yük olmaya başladı. Liyakat uçtu, sadakat başrol oyunculuğuna soyunda. Baksanıza Devlet kadrolarına, Sayın Cumhurbaşkanımız da ‘Devlet memuru’ ve ‘Devletin kadroları’ demiyor ‘bizim kadrolarımız’ diyerek tavrını belirliyor. Oysa ki maaşını Devletten alan insanlar Devlet Kadrosudur.

İzmir’in eski Belediye Başkanı Osman Kibar namı diğer Asfalt Osman’a izafe edilen bir siyaset türünü de geçerek düşmanlığa dönüştü. Osman Kibar diyor ki: Siyasette rakibinle yan yana gideceksin, arada bir çelme atacaksın, düşerse kafasını ezeceksin, sendelerse sen tutup kaldıracaksın.

Artık sadece çelme takma kalmadı, yalan, dolan ve iftiralarla birilerini karalamaya dönüştü. Eskiden hırsızlık yüz kızartıcı suç idi şimdi benim partim yaparsa başka, rakibim yaparsa başka olmaya ve hırsızlıkta korunmaya başladı.

Baklava çalanı hapse atıyorsun, fondan milleti dolandırana İBAN vererek çaldığını buraya yatır ve kurtul diyor bunu da millete siyaset diye sunuyorsun.

Siyasete fazilet gerek; fazilet ilim ile ahlakın bir arada bulunmasıdır.

Ne diyelim güç kimde ise söz de karar da onda oluyormuş!

Köşe Yazıları

tümü

Gündem