Değerli dostlarım;
Aşağıdaki resimde Cumhurbaşkanımızın söylediği sözü görüyorsunuz.

Cumhurbaşkanımızın söylediğinin doğru olduğuna ben yürekten katılıyorum.
Ancak; Türk-İş‘in hesaplamalarına göre, açlık sınırı 29 bin 828 TL’ye, yoksulluk sınırı ise 97 bin 159 TL’ye yükseldiği ülkemizde asgari ücretin 28.000 bin TL; en düşük emekli aylığının 20.000 TL olduğunu düşünür isek elimizi vicdanımıza koyup düşünelim acaba kaç milyon insanın sofra kuramadığı ayan beyan ortaya çıkmaz mı?
Gıda enflasyonunun Avrupa’da ki ülkelerin çoğundan fazla; paramızın satın alma gücünün sıfıra yakın olduğunu; Ocak 2026’da faiz ödemeleri, geçen yılın aynı ayına göre %180 artarak 456,4 milyar TL ile aylık rekor kırdığını (Prof. Dr. Özcan Güngör);
Zamların, vergilerin, cezaların her geçen gün arttığını; bunun faturasının ise millete çıkarıldığını bilmiyor musunuz?
Biliyorsunuz muhakkak…
Ne demiş atalarımız: Kimi yer kimi bakar, kıyamet ondan kopar.
Ülkede bu kadar yoksulluk, haksızlık, adaletsizlik, adam kayırmacılık varken ve sizler iktidara gelirken ‘3 Y’ ile mücadele edeceğiz diye millete söz vermişken bu sözlerinizi yerine getirebildiniz mi?
Ne diyordu Rahmetli Demirel:
Devletin itibarı binaların ihtişamıyla değil, yurttaşlarının refah düzeyi ile ölçülür.
Siz de ülkede yoksulluk ve açlık sınırının bir hayli yükseldiğini biliyorsunuz ki Valilere: “Eğer sahur vakti bir hanede sofra kurulamıyorsa, bunun vebalini ne biz ne de sizler taşıyamazsınız” diye söyleme gereği duyuyorsunuz
Yunus Emre ne demiş;
Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı.


