Değerli dostlarım;
ABD-İsrail saldırısı sonunda savaşmak durumunda kalan İran, rakiplerinin beklemediği bir direnç gösterdi ve ülkelerini savunmaya devam ediyor.
Atatürk’ün meşhur sözlerinden birisi de “Vatan savunması söz konusu değilse savaş bir cinayettir”.
Evet dünyanın gözü önünde ABD, petrol yönetimini eline almak ve Çin‘in enerji bağlantılarını askıya uğratmak, İsrail ise topraklarını genişletmek amacıyla İran’a saldırıyor. Birileri para ve toprak için cinayet işlerken, birileri ‘vatan’ savunması yapıyor.
Peki biz ne yapıyoruz?
‘Arafta’ kalmışız.
Doğrudan ABD ve İsrail’e dost olamadığımız gibi, İran’a da düşman olamıyoruz.
Neden?
Çünkü biz ‘zayıf’ ülke konumundayız, ekonomimiz çok kırılgan, kara, deniz ve hava gücümüz istediğimiz donanımda olmadığından ses çıkaramıyoruz. ABD’ye karşı ses çıkaramıyoruz, İran’ın da yanında yer alamıyoruz.
Peki niye böyleyiz?
Ülkemizin yönetimi bugüne kadar her ne kadar övünse de aslında gösteriş ve şatafattan başka birşey yapamadık. İşimiz gücümüz övünmek ve vatandaşa doğruları söylememek.
Halen daha ‘itibardan tasarruf edilmez’ düşüncesinde hareket ediyoruz.
Milletin bir kısmı refah içerisinde yaşarken, bir kısmının açlık sınırının , büyük bir kısmının da yoksulluk sınırının altında kaldığını hiç önemsemiyoruz.
2026 yılı itibariyle 14.6 trilyon liraya çıkmış bir borç yükünün altında eziliyoruz.
Savaşa girmediğimiz halde ülkede motorin fiyatlarının 80 TL civarına çıkartıyor ama fakir fukarayı korumak için bunu sübvansiye edemiyoruz.
İç Cepheyi kuvvetlendirmek adına terörün baş sorumlusu ve onun ülkemizdeki savunucularına taviz üstüne taviz verirken, siyasi rakiplerimizi sindirme planları yaparak uygulamaktan geri kalmıyoruz.
Hukuk sistemini güçlendirmemiz gerekir iken bu sistemin giderek bozulmasını göz yumuyoruz.
ABD bize Caastsa yaptırımları uyguluyor, ses çıkaramıyoruz.
Bizi F 35 sisteminden çıkardı; F 16’ların yenilenmesini birkaç yıldır yaptıramıyoruz; Ürettiğimizi söylediğimiz Kaan Savaş uçaklarının motorlarını ABD alamıyoruz.
Parasını verip aldığımız S 400 Savunma sistemini kuramıyoruz.
Ancak;
Yabancı ülkelerin silah ve savaş araç- gereçlerinin gümrük kapılarından geçmesine izin verebiliyoruz.
Tek yapabileceğimiz şey:
Etrafımızda savaş tüm hızıyla devam ederken
Devlet Aklı ile hareket edip bu savaşın dışında kalmaktır.
Umarım akli- selim galip gelir.


