29 Ekim 2026, Perşembe

İsrail/ABD-İran savaşı dünyayı nasıl etkiler?

Değerli dostlarım;

Ankara Başkent Gazetesi  imtiyaz sahibi ve Başyazarı Ali Pala hemen bütün yazılarında ABD için “Büyük Şeytan” ifadesini kullanır ve bu şeytanın  Dünyanın başına bela olacağını  sürekli dile getirenlerden birisidir. Ali Pala’nın bu düşüncesine katılmakla birlikte İsrail Başbakanı Netenyahu’nun da “Küçük Şeytan” olduğunu söylemem gerek.

Gerçekten  İsrail’in hamisi ve Dünyanın baş belası Trump ikinci defa  başkan seçildikten sonra güya savaşları durduracağız(!!) diye yapmadığı çılgınlıklar kalmadı. 

Grönland’ı istedi, Venezuella Başkanını ülkesinden aldı hapsetti, Güney Amerika Ülkelerini tehdit etti, Meksika’yı karıştırdı, Gazze de İsrail’i destekledi, dünya ticaretine yeni vergiler getirdi…

Son olarak dün sabah itibariyle uzun süredir dillendirdiği ve tehdit ettiği İran’a  İsrail ile birlikte saldırdı.

Öteden beri bilinen bir gerçekte İsrail’in MOSSAD gibi bir istihbarat teşkilatının olması. Daha önce yaptıkları gibi İran’ın  Dini Lideri  Hamaney ve yakın çalışma  arkadaşlarını  nokta ateşiyle  öldürmeleri Dünya’da İstihbaratların ne kadar önemli olduğunu  ortaya koymuş oldu.

ABD Başkanı diyor ki “İran ile  artık daha kolay anlaşabiliriz”. ‘Ya bizim dediğimizi yaparsınız, ya da biz bunu size zorla kabul ettiririz’ demeye getiriyor.

Peki İran ve karşısında bulunan İsrail-ABD savaşının etkileri ne olur?

Öncelikle  dünyayı daha temkinli  olmak mecburiyetine iter. ABD’nin hiç kimse ile dost olmayacağı gerçeğini teyit etmiş oldu. Özellikle  bizim Cumhurbaşkanımızın ‘Dostum Trump’ sözünün de bir anlamı olmadığı tescillenmiş oldu. Dünya dostluklarla değil, güç ve kuvvetle yönetiliyor bunu bir kez daha anlamış olduk.

Gelelim  Dünya için hangi tehlikeleri oluşturacağına:

Petrol ve doğalgaz fiyatları yükselir bizim gibi ülkelerdeki halkın refah seviyesi düşer.

Ortadoğudaki ülkelerde istikrarsızlığa yol açar,  büyük devletlerin silah satışları artar.

Ülkemizin etrafının   savaş alanları ile çevrilmesi bizi önemli ölçüde zora sokar. Savaş  kısa sürede sonlandırılamaz ise  İran’da gelebilecek insan göçü bizim için büyük sıkıntılar yaratır. Halen sindirilmiş durumdaki PKK ve PEJAK gibi terör örgütlerinin yıkıcı ve bölücü hareketleri devam eder. Suriye istikrara kavuşamaz.

Rus Petrol ve gaz fiyatları artar, Çin bölgede büyük güç olma yolunda ilerler.

Bu savaşta en çok İran, Türkiye, Irak, Suriye, Ürdün ve Lübnan gibi ülkeler zarar görür iken İsrail biraz daha güç kazanır.

Şimdi biz ne yapacağız?

Türkiye bir NATO Ülkesi; ABD’nin Müttefiki; İran’ın ise komşusu. ABD’nin bizim ülkemizde olan Askeri üsleri mevcut. Bunlardan yararlanmak isterse  tavrımız ne olacak?

Yani yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal misali.

Türkiye’nin işi oldukça zor ama akıllı bir Devlet yönetimi ile bu savaşın yayılmaması için elimizden gelen çabayı göstermemiz; insani yardım dışında taraf  olmamalıyız.

Bu savaş  ne demokrasi, ne de insan hakları için yapılmamıştır. Bu savaş ABD Başkanı Trump ile İsrail Başbakanı Netenyahu’nun hırsları ve insanlık dışı egoizmlerinin bir eseri ve enerji savaşıdır.

Bu savaş İran’daki insan hakları ihlalleri için de yapılmamıştır. Her ne kadar İran’da  iktidar ile halk arasında bir kısım problemler var ise de İran halkının  emperyalist düşüncelerin peşine takılmayacağını ve ülkelerini satmayacağını düşünüyorum.

Ancak;

MOSAD’ın  elde ettiği istihbari bilgileri İran’ın üst düzey yetkililerinden elde ettiğini düşünürsek çürük elmaların halktan değil yönetim içinden kaynaklandığını değerlendirmekteyim.

Derler ya “Ağacın kurdu içinden olur”.

Köşe Yazıları

tümü

Gündem