30 Ekim 2026, Cuma

İstiklal Marşımızı Arapça okutanlar cesareti kimden alıyor?

Değerli dostlarım;

Tarihimiz büyük şan ve şereflerle dolu olduğu gibi yine bizim tarihimizde hainlerinde olduğu bilinen bir gerçektir. Bugün ülkemizin çektiği sıkıntıların başında terör ve iç hainlikler gelmekte, bölücülük ise hızlı bir şekilde ilerlemektedir.

İktidar  özellikle  son bir yıldır ‘Terörsüz Türkiye‘ diye söylemekte, bunu söylerken elbette tek hedefi silahlı terör olmayıp, bölücülüğü, yıkıcılığı ve ayrılıkların körüklenmemesini istemekte , böylece ‘iç cepheyi güçlendirmeyi’ hedeflemektedir.

Bir milleti millet yapan en önemli unsurlardan birisi ‘DİL BİRLİĞİ‘DİR.

Dil Birliğinin sağlanamadığı bir ülke de  millet olma unsurlarını sağlayamaz, kültürel değerlerinizi koruyamaz ve gelecek nesillere dilinizi ve kültürünüzü aktaramazsınız.

Farsça ve Arapça‘nın , Anadolu’da yaygın olduğu bir dönemde Karamanoğlu Mehmet Bey’in 13 Mayıs 1277 tarihinde yayınladığı tarihi ferman, Türkçeyi Anadolu’da resmi dil ilan eden ilk devlet kararlarından biridir. Farsça ve Arapçanın hakimiyetine karşı Türkçeyi savunan bu ferman, Karaman’da ve Konya’da yönetimi ele aldığı dönemde Türk dilinin devlet dairelerinde ve günlük yaşamda kullanılmasını zorunlu kılmıştır.

Her ülkenin  İstiklal Marşı vardır. Bizim Marşımız ise bizim İstiklalimizin ve bağımsızlığımızın en önemli sembollerinden birisidir. 12 Mart 1921’de kabul edilen en önemli bağımsızlık sembolümüzdür. Türk milletinin bağımsızlık aşkını, vatan sevgisini ve milli mücadele dönemindeki sarsılmaz azmini ifade eder. Mehmet Akif Ersoy,  bu marşı yazdıktan sonra ‘Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazmayı nasip etmesin’ diyerek Onu Türk Milletine armağan etmiştir. İstiklal Şairi tarafından kaleme alınan marş, birlik ve beraberliği güçlendirir, millete moral kaynağı olarak bağımsızlık tutkusunu nesilden nesile aktarır.

Ne yazık ki bir kısım cahiller veya gafiller henüz bu şuura eremediklerinden Karaman’da yapılan resmi bir toplantıda İstiklal Marşımızı Arapça okutmak fütursuzluğuna düşmüşlerdir.

Sorum şudur?

Bu adamlar bu cesareti kimden alıyorlar?

Bu gafillerin/hainlerin maksadı ülkeyi bölmek midir?

Karaman Cumhuriyet Başsavcılığı acaba bunun için bir işlem yapacak mı?

Köşe Yazıları

tümü

Gündem