Değerli Dostlarım;
Kısa bir tatil yaptıktan sonra ” sağ salim” evimize döndük.
Değerli dostlarım;
Ülkemizde artık bir savcılar siyaseti devam ediyor. Her gün bir muhalif Belediye başkanının tutuklanmasına alıştık galiba. Sıradan işler haline geldi.
Sadece ‘yarın hangi belediyeye çökülecek onu merak ediyor.
Tatil boyunca konuşabildiğim herkesin ortak görüşü şu ” Erdoğan kendisinden başkasının o makama oturmasına izin vermek istemiyor ve demokrasiye de inanmıyor. Yani kara sevdada bir söz vardır ya ‘ya benimsin ya kara toprağın’ denildiği gibi.
Milletin ortak kanaati bu işi ancak sandık çözer.
Peki sandık gelir mi?
Umarım kısa zamanda sandık milletin önüne gelir ve millet de gereğini yapar.
NATO zirvesi 7-8 Temmuz tarihleri arasında ülkemizde yapıldı, elbette ülkemizin tanıtımı bakımında önemliydi, beklentilerin çok ötesinde masraflar yapıldı; görüntüler elde edildi, Erdoğan Trump’ın kendisini ne kadar övdüğünü millete bir kez daha duyurma fırsatı buldu, bol bol fotoğraflar verdi yandaş basın bunu abartılı bir şekilde halka yansıtmaya çalışsa da halk bununla ilgilenmedi bile. Sadece Ankara’da yaşayanlar sıkı tedbirlere maruz kaldılar, bir hafta işlerine gidemediler hepsi o kadarcık!!
Ancak;
Burada önemli bir gerçek daha ortaya çıktı. Trump diyor ki, “Erdoğan çok iyi bir lider, onunla iyi anlaşıyoruz, Rahip Brunson için bir telefon ettim, hemen dediğimi yerine getirdi”
Ne demişti Erdoğan: “Bu ten bu canda olduğu müddetçe o teröristi kimse bizden alamaz.”
Eee ne oldu bu sözler?
Trump yine devam ediyor; “CAATSA yaptırımları doğru değil,F-35’lerin satılması konusunu bir kez daha düşüneceğim, İran ile savaşımızda bizimle birlikte savaşa girmedi ama bize çok yardım etti?
Henüz bu konuda bir gelişme olmamasına karşılık şayet Rusya’dan aldığımız S 400’leri elden çıkarabilirsek belki.
Yani yukarı tükürsek bıyık, aşağı tükürsek sakal misali.
Bekleyelim ve görelim. CAATSA şartlarını kaldırabilecek ve F-35 uçak alımını sağlayabilecek miyiz?
Ben Trump gibi birisinin sözlerine asla güvenmiyorum. Ya siz ne dersiniz?


