Değerli dostlarım;
TBMM‘de Bütçe görüşmeleri yapılırken Vekillerin siyasi söylemleri ve davranışları millet nezdinde pek hoş karşılanmıyor ama vekillerin buna önem vermedikleri de aşikar.
CHP Grup Başkanı Gökhan GÜNAYDIN iktidarı eleştirirken özellikle isim vererek bazı siyasilerin çocuklarının sınav girmeden, mülakata katılmadan oldukça iyi yerlere atanmalarını anlatırken AKP Grubuna dönerek “Utanmıyor musunuz? diye soru sordu:
Gökhan Günaydın’ın isim ve belgelerle soru sorması Özlem Zengin‘i çok kızdırmış olmalı ki cevaben:
“Utanmıyoruz, yaptığımız işlerden gurur duyuyoruz” diye karşılık vermekten çekinmedi.
Değerli dostlarım, zaten milletin bu tür atamalardan canının çok sıkıldığını, hak edenlerin değil de AKP ve Cumhur İttifakına yakın olanların Devlet imkanlarından yararlandırıldığını cümle alem biliyor. Muhalefetin işi, iktidarın yanlışlarını dile getirmek, iktidarın görevi ise bu yanlışları düzeltecek tedbirleri almak veya en azından alıyormuş gibi davranması gerekmez mi?
Ancak; İktidar mensubunun “Utanmıyoruz, yaptığımız işlerden gurur diyoruz” şeklinde bir karşılık vermesi çok ama çok düşündürücüdür.
Çünkü insan bir hata yaparsa, yanlış bir eyleme karışırsa veya bundan utanır ve üzüntü duyar.
Utanmak; Utanması olmayan, sıkılmaz, yüzsüz, arsız anlamlarına gelmektedir.
Atalarımız tarih boyunca uygun olmayan davranışlarla karşılaştıklarında uyarı mahiyette “Utanmıyor musun?”, Sıkılmıyor musun? Ayıp değil mi? Arsız, yüzsüz gibi sözlerle tepkilerini ifade ederken bu hitaplara karşılık uyarılanlar ya oradan başı önünde eğilir ya da çekip gider ya da yaptığı işlemden dolayı özür dilemesini bilir.
Bu kadar haksız uygulamaya sebep olmuşların “utanmıyoruz, yaptığımız işlerden gurur duyuyoruz’ diyebiliyorsa halk dilimizle buna “yüzünün perdesi yırtılmış” veya “Pes doğrusu” derler.


