Değerli dostlarım;
Ülkemizde siyası sular hiç durulmuyor. Durulmaz da.
İktidar kafasına koymuş, illa ki rakiplerini bertaraf edecek, Anayasayı değiştirecek ve yeniden seçimleri kazanmak istiyecek.
İktidar için tek çare yeniden iktidar olmak.
Bunun iki nedeni var.
Birincisi, elindeki Devlet imkanlarını kaybetmemek ve BOP Eşbaşkanlığı görevini tamamlayabilmek. Böylece Üniter Devlet yapısı yerine Türkler, Kürtler ve Araplardan oluşan Monarşik Cumhuriyet yönetimi getirmek. (Bunu ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barak açık açık ifade etmiş, iktidardan ise hiç ses gelmemişti.)
İkincisi ise, o kadar haksızlık, hukuksuzluk, yolsuzluk yapıldı ki hesap vermekten kurtulmak.
14 Haziran günü Ankara Meclisi Anadolu Birliğinin toplantısına gitmiştik. Toplantıya birçok eski Bakanlar ve Milletvekilleri, akademisyenler, emekli bürokratlar, avukatlar, ticaret erbabı kişiler, gazeteciler ve hemen hemen her fikirden siyasi partilerin temsilcileri teşrif etmişti.
Toplantının konusu ‘Siyaset ve Devlet’ temalıydı.
Toplantıyı Ankara Meclisi ve Anadolu Birliği Başkanı Gazeteci Yazar Mehmet Akyol yönetiyordu. Mehmet Akyol aslında bu tür toplantılarda ‘siyaset üstü’ bir tutum izler ve siyasete fazla girmez iken toplantıya sunduğu bildiride özetle:
Çok sayıda siyasi partilerin kurulduğunu ve bunların çare olmadığını; siyasi sahnede kirlenmelere yol açıldığı; CHP’nin perişan bir vaziyete düşürüldüğü; AKP’nin de halk nezdinde itibar kaybettiğini; Parlamenter sistemin askıya askıya alınmasıyla milletvekilleri ve parlamentonun saygınlığını yitirdiğini; kanunların süresi içerisinde çıkarılamadığı; Devlet nezdindeki sıkıntıların siyasi alanda yılgınlığa, hatta korkaklığa neden olduğu; hep yukarılara bakmaktan aşağılara bakıp garip gurabanın, fakir fukaranın halinden anlamaya vakit bulamadıkları; hak, hukuk, adalet ve eşitlik ister istemez zedelendiğini; Hakim ve Savcıların millet iradesini hiçe sayarak umursamaz bir tavır sergilediklerini;
Bu durumun düzeltilebilmesi için siyaseten tecrübeli olanların, siyaset bilimcilerinin ve kültür insanlarının ve vatanperverlere sorumluluk yüklediğini; ifade etmiştir.
Toplantıda eski Parlamenter ve Bakanlardan bazıları söz alarak düşüncelerini anlatırken herkesin birleştiği ortak noktanın; bu iktidarın artık yönetim yeteneğini kaybettiğini; demokrasi azalmaya uğrarken iktidar yanlılarının sağır ve dilsiz gibi davrandıklarını ve ceplerini doldurmakla meşgul olduklarını;
Toplantıda konuşanlardan;
Eski Bakan Enis Öksüz:” Bakanlığı döneminde Telekomun özelleştirilmesinde ne kadar mücadele verdiğini ama bazı konular Cumhurbaşkanına taşıdığını, bugün ise her kararın Cumhurbaşkanı tarafından verildiğini, bu durumun denetlenememesinin sıkıntılarını yaşadıklarını,
Ersönmez Yarbay: “Demokrasilerde hakimlerin söz söyleyemeyeceğini, hakimler söz söylerse demokrasinin olmayacağını; fakir fukaranın iktidarı değiştiremeyeceğini, ihtiyaç sahiplerine iktidarın vereceği maddi katkı ile oy dağılımın iktidar yönünde gelişebileceğini”,
Kemal Albayrak : “Adalet noktasında birleşmek zorundayız, eğer hepimizin ortak paydası Adalet olmaz ise kaybederiz”;
Yusuf Bacanlı: “Küçükken biz yalan söylemekten korkardık, şimdi doğruları söylemekten korkuyoruz.”
İfadelerini kullanmışlardır.
Değerli dostlarım;
Ülkemizin şu an içinde bulunduğu durum iktidar eliyle yaratılmış kaotik bir durum, ahlaki bir çöküş ve demokrasinin başarısızlığıdır.
Bu başarısızlık sadece demokrasimize değil ülkenin Üniter yapısına da zarar vermektedir.


