Değerli dostlarım;
Atalarımız der ki ” Çarşambanın gelişi Perşembeden bellidir”
Siz, 50 Bin insanımızın katline sebep olan APO itine bel bağlar ve PKK ve SDG’nin silah bırakmasını ister ve ona umut hakkı verecekmiş gibi davranırsanız;
Kanunda olmamasına rağmen Mecliste siyasi parti temsilcilerinden oluşan ‘Barış, Demokrasi ve Kardeşlik Komisyonu’ kurup bütün Kürtçüleri konuşturursanız;
Yüce Meclisin çatısı altında APO lehine slogan atılmasına ses çıkarmadan yutkunursanız:
Milletvekillerini terörist başının ayağına kadar gönderirseniz;
Düne kadar DEM partisini PKK’nın siyasi uzantısı olarak nitelerken, bugün baş tacı ederseniz;
Uzun bir süredir ülkede DEM Partililere ve Kürtlere karşı Devlet olarak bugüne kadar olmadığı ölçüde müsamahakar davranırsanız;
Diyarbakır’da on binlerce kişinin APO’ya özgürlük yürüyüşüne izin verirseniz;
Meclis kürsüsünden DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça’nın “Bizim topraklarımızın üstüne baraj kurup sonra o barajlardan edindiğiniz elektriği bize fahiş fiyatlarla satmak sizin hakkınız değildir”
Sözlerine ses çıkaramazsanız;
“Diyarbakır bizim, İstanbul hepimizin” diyerek bölücülük yapanlara gereken cevabı veremezseniz;
Siz neyin peşindesiniz?
DEM Partisi ve onun uzantıları ülkeyi bölmek için ellerinden gelen her eylemi yapmaktan geri kalmıyorlar ama ‘Terörsüz Türkiye’ diye yola çıkan iktidar bu bölücülere ses çıkaramıyorsa vay halimize.


