20 Temmuz 1974, Türk milletinin tarihine yalnızca bir askerî harekât günü olarak değil; uluslararası hukuktan doğan garantörlük hakkının kullanıldığı, Kıbrıs Türk halkının var olma mücadelesinin güvence altına alındığı tarih olarak geçmiştir.
Barış Harekâtı, bir işgal değil; 1960 Garanti Antlaşması’nın Türkiye’ye verdiği hak ve yükümlülük çerçevesinde gerçekleştirilen meşru bir müdahaledir. Bu harekât sayesinde Kıbrıs Türk halkı yok olmaktan kurtulmuş, adada kalıcı bir barış düzeninin temelleri atılmıştır.
Bugün, 20 Temmuz 2026’da, aradan geçen 52 yılın ardından aynı kararlılıkla ifade ediyoruz:
Kıbrıs Türk halkının hür iradesiyle kurduğu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Doğu Akdeniz’deki Türk varlığının en güçlü teminatıdır. KKTC’nin varlığı yalnızca Kıbrıs Türklerinin değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin güvenliği, deniz yetki alanları ve bölgesel stratejik çıkarları açısından da vazgeçilmezdir.
Kıbrıs meselesi sadece bir ada meselesi değildir.
Kıbrıs; Doğu Akdeniz’in enerji yollarıdır.
Kıbrıs; Mavi Vatan’ın kilididir.
Kıbrıs; Türkiye’nin denizlerdeki jeopolitik derinliğidir.
Bugün Mavi Vatan doktrini konuşulabiliyorsa, bunun en önemli dayanaklarından biri 20 Temmuz 1974’te ortaya konulan devlet iradesidir. Kıbrıs’tan vazgeçen bir Türkiye, Doğu Akdeniz’deki haklarından da vazgeçmiş olur. Böyle bir yaklaşım yalnızca deniz yetki alanlarımızı değil, enerji güvenliğimizi, ticaret yollarımızı ve bölgesel caydırıcılığımızı da zayıflatacaktır.
Bu nedenle Hür Düşünce Hareketi olarak yaklaşımımız açıktır:
* Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemen eşitliği ve uluslararası tanınması Türkiye’nin temel devlet politikası olmalıdır.
* İki devletli çözümden geri adım atılmamalıdır.
* Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatlerimiz Mavi Vatan perspektifiyle kararlılıkla korunmalıdır.
* Türkiye ile KKTC arasındaki ekonomik, teknolojik, askerî ve kültürel entegrasyon daha da güçlendirilmelidir.
* Kıbrıs, yalnızca güvenlik politikalarının değil; bilim, eğitim, teknoloji ve deniz ekonomisinin de ortak üretim merkezi hâline getirilmelidir.
20 Temmuz, geçmişte kazanılmış bir zaferin yıldönümü olmanın ötesinde, geleceğe verilmiş bir devlet sözüdür.
Bu söz; bağımsızlıktan taviz vermemektir.
Bu söz; Türk milletinin Doğu Akdeniz’deki meşru haklarını korumaktır.
Bu söz; Mavi Vatan’dan vazgeçmemektir.
Aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle, kahraman gazilerimizi şükranla anıyoruz.
Kıbrıs Türk halkının onurlu mücadelesini saygıyla selamlıyor; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilelebet yaşayacağına olan inancımızı bir kez daha ifade ediyoruz.
Devlet güçlü olacak. Millet hür olacak. Cumhuriyet sağlam kalacak.
*Süleyman AKSOY, Hür Düşünce Hareketi Genel Başkanı


