28 Ekim 2026, Çarşamba

Fenomen savcı Yavuz Engin: NEREDEN NEREYE?

Bir kahramanımız olmayagörsün hemen arkasından boyanın akışı ve ağızlarda kekremsi tat… Kimden bahsediyorum; malum an itibarıyla İnstagram’da 359 bin takipçisi olan Büyükçekmece savcısı, kamuoyunun tanıdığı titriyle ‘Yenidoğan savcısı’ Yavuz Engin…

Almanya doğumlu Yavuz Engin, 2013 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oluyor. İstanbul Barosunda avukatlık stajını tamamladıktan sonra 2014’te ‘savcı adayı’ olarak mesleki kariyerine başlıyor.

Google’a adını yazdığımızda “Büyükçekmece Cumhuriyet Savcısı, Saruhanlı Cumhuriyet Savcısı, İstanbul Hukuk Bonn/Bolu … Yüce Türk Devleti, Kutlu Türk milleti ve Adalet için; Görev başındayız …” yazılı bir İnstagram bilgisi çıkıyor.

Daha sonra da Ekşi Sözlük’te, 17 Ekim 2024 tarihli yapılan ilk paylaşım karşımızda: “tüm tehtit, şantaj ve zorlamalara rağmen adaletin yolundan ayrılmamış kahraman türk savcısıdır. yenidoğan çetesi adlı şerefsiz örgüt sayesinde yakalanıp çökertilmiştir. ülkede hala dürüst, onurlu ve işinin hakkını veren devlet görevlilerinin olduğu sayesinde hatırlanmıştır.” Sonra başka bir sözlük kullanıcısı ‘kahraman savcı’ yazıyor. Bu şekilde savcının kahramanlığı konuşuluyor.

Ve savcının ‘fenomen’ olmasından 1 yıl sonra medyaya gündeme ilginç haberler düşmeye başlıyor…

Adli emanet soygunu

İlk olarak Aralık 2025’in ilk günlerinde Büyükçekmece Adliyesi’nden 147 milyon TL değerinde 25 kilogram altın ve 50 kilogram gümüş çalınması olayı. Savcı Yavuz Engin, Büyükçekmece’de “Adli emanetten sorumlu Başsavcıvekili” olduğu ortaya çıkıyor. Hırsızlık sırasında izinde olan Engin, döndüğünde hemen adli emaneti teftiş ediyor ve bu hırsızlığı fark ediyor. Hırsızlıkla ilgili Engin hakkında Hakimler Savcılar Kurulu tarafından soruşturma açıldığı haberi düşse de daha sonra bu haberler kaldırılıyor.

Yılmaz Güney paylaşımı

Bu olay tam unutulmaya yüz tutmuşken Engin bu sefer de ünlü sanatçı Yılmaz Güney paylaşımı ile birden sosyal medya gündeminin zirvesine yerleşiyor. Savcı Engin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Yılmaz Güney isimli şahıs, hâkim katilidir. Terörist zihniyete sahip bir devlet düşmanıdır, Çocuklarınıza izletmeyin.” ifadelerini kullanıyor.

Bunun üzerine Güney Ailesinin avukatı İstanbul Başsavcılığı ve HSK’ya suç duyurusu dilekçesi sunuyor. Dilekçede Savcı Engin hakkında “kişinin hatırasına hakaret”, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” ve “görevi kötüye kullanma” suçlarından soruşturma açılması ve kamu davası başlatılması isteniyor.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Akış’tan tepki: İnfluencer hakim/savcı

Savcı Engin’in paylaşımına Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mustafa Akış‘ın verdiği tepki dikkat çekici. Akış, yaptığı açıklamada söz konusu paylaşımın bir “PR çalışması” niteliği taşıdığını ve devlet ciddiyetiyle bağdaşmadığını vurguluyor.

Akış, son dönemde bazı yargı mensuplarının dijital platformlarda mesleğin gerekleri ve saygınlığıyla örtüşmeyen, etkileşim odaklı paylaşımlar yaptığını gözlemlediklerini belirterek, bu tür paylaşımların “influencer hakim/savcı” algısı oluşturduğunu söylüyor. Akış ayrıca, bunun yargının kurumsal saygınlığına ve yargıya duyulan güvene zarar verdiğini de belirtiyor. Ve hakim/savcılar için ‘ciddiyet’ vurgusu yapıyor.

Tehdit ve dostluk: Avukat detayı

En son savcıyı bebek ölümlerinin konu olduğu ‘Yenidoğan soruşturması sırasında tehdit ettiği iddiasıyla tutuklanan’ bir avukatla mesajlaşmalar ortaya çıkıyor. Bu mesajların, söz konusu avukatın Yenidoğan Çetesi soruşturması kapsamında tutuklanmasından 11 gün önce gerçekleştiği ve içeriğinin de arkadaşça ve dertleşme şeklinde olması dikkat çekiyor.

Kamuoyuna ‘savcıyı tehdit eden avukat’ olarak lanse edilen şahsın o mesajlarda savcıyı terfi için yardımcı olmayı vadettiği, Yargıtay’da tanıdıkları olduğunu söylediği görülüyor. Savcının da ona oldukça ‘samimi’ mesajlarla karşılık vermesi şaşırtıcı bir durum. Yani ilginç ve karmaşık bir hikaye.

Yenidoğan Çetesi soruşturması ve sonrasında ata bindiği, silahla poz verdiği fotoğraflar ile fenomen olan ‘kahraman’ savcının bir yıl sonra geldiği nokta yargı açısından bir kez daha düşündürücü. ‘Yenidoğan Çetesi’ soruşturmasında onu hemen sahiplenerek ‘kahraman savcı’ payesi verenlerin önemli bir kısmı şimdi ‘savcıya kumpas’ diye durumu anlatıyor. Ama zaman neyi gösterecek göreceğiz. Bu ülkede ‘kahramanlıktan hainliğe giden yol hep çok kısa olmuştur.

Köşe Yazıları

tümü

Gündem