1 Ekim 2026, Perşembe

Türkiye’nin Hür Merkezi (8)

Vatandaşın Geleceği, Memleketin Geleceğidir

Bir genç düşünün. Üniversiteyi bitirmiş. Çalışmak, kendi ayakları üzerinde durmak istiyor. Bir ev kuracak, belki evlenecek, çocuk sahibi olacak. Anne babasına yük olmadan yaşayacak.

Büyük bir servet istemiyor. Emeğiyle hayatını kurmak istiyor.

Bir emekli düşünün. Çalışmış, primini ödemiş. Şimdi alışverişe çıktığında elindeki paranın hesabını yapıyor. Torununa bir şey almak istiyor; önce kendi ihtiyaçlarından neyi erteleyebileceğine bakıyor.

Bir de küçük esnafı düşünün. Sabah dükkânını açıyor. Akşam kasada kalan para kiraya mı yetecek, elektrik faturasına mı, evin masrafına mı?

Siyasetin konuşması gereken hayat budur.

Geçinmek, başlı başına bir mücadele olmamalı

Geçen yazımızda güçlü devletin vatandaşına güven veren devlet olduğunu söyledik. Peki, bu güven günlük hayatta nasıl hissedilir?

İnsan çalıştığında karşılığını alabiliyorsa hissedilir. Çocuğunu iyi bir okula gönderebiliyorsa, hastalandığında bakım bulabiliyorsa, hakkını ararken yalnız kalmıyorsa hissedilir.

Ayın sonunu getirmek elbette önemlidir. Ama insan yalnızca ayın sonu için yaşamaz. Önümüzdeki yılı da düşünür. Çocuğunun geleceğini, kendi yaşlılığını düşünür.

Hür Merkez’in meselesi, vatandaşın yeniden önünü görebilmesidir.

Orta sınıfı güçlendirmek

Öğretmenin, mühendisin, hemşirenin, teknisyenin, çiftçinin ve esnafın emeğiyle düzenli bir hayat kurabildiği bir Türkiye istiyoruz.

Bunun için önce çalışan insanı gözeten bir düzen kurmak gerekir. Vergi yükünün kimlerin üzerinde toplandığına bakacağız. Küçük işletmenin üretmesini ve ayakta kalmasını kolaylaştıracağız. İşe alımda ve yükselmede tanıdığın değil, yeteneğin ve emeğin karşılık bulmasını sağlayacağız.

Dar gelirli vatandaşın desteğe ihtiyacı varsa o destek zamanında ulaşmalı. Üstelik kimse yardım alabilmek için siyasi yakınlık göstermek zorunda kalmamalı. İnsan, hakkını alırken mahcup edilmemeli.

Bizim aradığımız refah, vatandaşın kendi hayatını kurmasına imkân veren refahtır.

Ev, araba ve yarın güvencesi

Gençler ev sahibi olmayı hayal edebilmeli. İhtiyacı olan bir arabayı alabilmeli. Aile kurmak istediğinde geçim korkusu yüzünden sürekli ertelememeli.

Bunların yanında bir güvence daha gerekir: İşini kaybettiğinde, hastalandığında veya yaşlandığında bütün hayatının dağılmayacağını bilmek.

Bu hedeflere bir konuşmayla ulaşılmaz. Üretimi artırmak, kamu kaynaklarını dikkatli kullanmak, eğitimi güçlendirmek ve adaletin işlemesini sağlamak gerekir. Hangi işi, hangi kaynakla, ne zaman yapacağımızı açıklamak; sonra da hesabını vermek gerekir.

Mühendislik hayatım bana şunu öğretti: Bir arızayı gidermek istiyorsanız önce nedenini doğru bulacaksınız. Ardından işi ehline verecek, sonucu kontrol edeceksiniz. Memleket meselelerine de bu ciddiyetle yaklaşmalıyız.

Bizim hikâyemiz Türkiye

Hür Düşünce Hareketi olarak vatandaşla birlikte çalışmak ve kararların sorumluluğunu taşımak için yola çıktık.

Gencin iş arayışı, çiftçinin üretme çabası, emeklinin huzur isteği bizim meselemizdir. Vatandaşın sözünü seçimden seçime dinleyerek bu meseleleri çözemeyiz. Hayatın içinden gelen bilgiyi kararların içine taşımalıyız.

Türkiye’nin geleceğini konuşurken kendi hayatımızı konuşuyoruz. Çocuklarımızın nerede, nasıl yaşayacağını konuşuyoruz.

Bizim hikâyemiz Türkiye. Bu hikâyede vatandaşın emeği karşılık bulmalı, sözü duyulmalı, yarına dair umudu olmalı.

Köşe Yazıları

tümü

Gündem