28 Ekim 2026, Çarşamba

Nermin Abadan Unat: Cumhuriyet ona bir hayat verdi o da Cumhuriyet’e bir hayat…

Gazeteci, hukukçu, sosyolog, siyaset bilimci Prof. Dr. Nermin Abadan Unat… 104 yaşında yani Cumhuriyet’ten daha büyük bir yaşta bu hayata veda etti. Vefat haberlerinde en çok yaşı dikkat çekici gibi görünse de o yılların içine dönüp baktığımızda çok farklı, dolu ve oldukça aykırı bir hayat görüyoruz. ‘Kamuoyu’ sözcüğünü Türkçeye kazandıran, “Halkla İlişkiler” sözcüğünü literatürde ilk kez kullanan bir entelektüel. Ve hepsinin üstünde başarmış bir kadın.

Nermin Abadan Unat, 14 yaşında yeniden doğan, kendine bir hayat seçen kadın. Hakkında yazılanlar ise onu pek az anlatıyor aslında.

Hikayesine kısaca bakacak olursak, 18 Eylül 1921’de Viyana’da Türk bir baba ile Alman bir anneden dünyaya geliyor. Babası Mustafa Süleymanoviç. Süleymanoviç ailesi, Saraybosna’dan İzmir’e göç etmiş. İzmir’de doğan Süleymanoviç’in Avrupa’ya fındık ihraç ederken yolu da sık sık Viyana’ya düşüyor. Viyana’da verdiği uzun süreli molaların birinde Barones Elfriede Karwinsky’le orada evleniyor. Kızları Nermin de işte bu evlilikten dünyaya geliyor. Babasının ölümünden sonra bir süre annesiyle birlikte Budapeşte’de yaşayan Nermin, maddi durumları kötü olunca okula gidemiyor. Annesi de ondan okula gitmeyip çalışmasını istiyor. İşte bu Nermin için dönüm ya da daha doğrusuyla başlangıç noktası…

Annesini bir daha hiç görmüyor…

2014 yılında Hürriyet’te Cengiz Semercioğlu’na anlattığına göre 14 yaşına geldiğinde maddi durumları kötü olduğu için annesi ondan okulu bırakıp çalışmasını istiyor.

Bu konuyu şöyle anlatıyor, “Paramız bitmişti. Annem “Okulu bırak, çalış” dedi bana.

Orada birden, Türk Büyükelçisi’nin rahmetli babamı tanıdığını hatırladım.

Elçiliğe gittim, kapıcıya dedim ki “Beni elçiye götür”… 14 yaşında bir kızım.

Elçiye dedim ki, “Hangi dilde konuşayım, Almanca mı, Fransızca mı, Macarca mı? Türkçe bilmiyorum çünkü”…

“Fransızca konuş” dedi… Büyükelçi Behiç Erkin…

Osmanlı Yahudileri’ne Türk vatandaşlık belgesi veren çok önemli bir diplomatımız.

“Ben İzmir’e amcamın yanına gidip, Türkiye’de okumak istiyorum” dedim.

Beni dinledi, “Üç gün sonra gel” dedi.

Üç gün sonra gitiğimde bana Türkiye’de bir iskan belgesi, o zaman üç gün iki gece süren trene bir üçüncü mevki bileti, bir de trende aç kalmayayım diye yemek kuponu verdi…

Annemin ve üvey ablamın hiç haberi yoktu bu yaptıklarımdan…

Onlara, “Ben gidiyorum” dedim.

Ve 5 Kasım 1936’da trene bindim ve annemi bir daha görmedim.

Ruslar geldi Budapeşte’ye daha sonra… Annemin nasıl öldüğünü, nerede gömülü olduğunu bile hiçbir zaman öğrenemedim…”

Cumhuriyet okuttu…

14 yaşında bir çocuk Budapeşte’den yola çıkıp Türkiye’ye geliyor. İzmir Kız Lisesi ve ardından İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oluyor. Hukuk fakültesi mezunu olarak 1944 yılında Ulus gazetesinde çalışmaya başlıyor. 1946 yılında Nermin Süleymanoviç iken yine hukukçu Profesör Yavuz Abadan ile evlenip artık Nermin Abadan oluyor. 1950 yılına kadar gazetecilik yapan Abadan Nermin Abadan, 1953’te Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde asistan olarak göreve başlıyor. Beş yıl sonra doçent, 1966 yılında da profesör oluyor.

Akademik çalışmalarında kadınlar, seçmen davranışı ve göç konusunu inceliyor. Bu alanlarda eserler veriyor. Eşi Yavuz Abadan’ın 1967’de vefatından sonra 1972’de İlhan Unat ile ikinci evliliğini yapıyor. Bu evlilik de 2009’a kadar yani İlhan beyin vefatına kadar sürüyor.

Parmağındaki 4 yüzüğün sırrı…

Nermin Abadan-Yavuz Abadan

Bugün andığımız şekliyle Nermin Abadan Unat’ın iki soyadı da iki farklı eşine ait. Normalde bu durum Türk Medeni Kanunu’na aykırı. Nitekim konu mahkemeye taşınıyor. Prof. Dr. Nermin Abadan Unat 2014’te mahkemeye sunduğu dava dilekçesinde “Yurtdışından gelen davetlerde iki soyadı birlikte yazılmakta ve havaalanlarında Nermin Unat ile Nermin Abadan Unat’ın aynı insan olduğunu kanıtlama konusunda sıkıntı çıkmaktadır. En azından bu işi çözmek, uzunca bir zaman almaktadır. Bu nedenle bu davayı açma zorunluluğu doğmuştur. Nüfusta ‘Unat’ olan soyadın, ‘Abadan Unat’ olarak düzeltilmesini talep ederim” diyor.

Mahkeme kararı ile iki soyadını da kullanma hakkını alıyor.

Ayrıca Cengiz Semerci’yle kısa sohbetinden öğrendiklerimiz ise, parmağındaki dört yüzüğün sırrı.

O yüzükleri şöyle anlatıyor: İlki 1946’da evlendiği ilk eşi Yavuz Abadan’ın taktığı…

İkincisi Yavuz Bey öldükten sonra, onun parmağından aldığı…

Üçüncü yüzük, ikinci eşi İlhan Unat’ın taktığı…

Sonuncusu da 2009’da kaybettiği İlhan Bey’in parmağından aldığı yüzükler…

Bunları hiç çıkarmadığını söylüyor.

Hem iki profesör eşine hem de Cumhuriyet’e büyük vefayla bağlı, ölene kadar ülkesi, kadınları için çalışan Türk kadını Nermin Abadan Unat.

Yaşı Cumhuriyet’ten daha büyük ve Cumhuriyet’le olmuş bir kadın.

Köşe Yazıları

tümü

Gündem