‘HOBİ Bahçeleri’ gerçeği ne? Masum bir kırsal keyif mi yoksa rantçıların, uyanıkların zenginleşme aracı yeni gecekonduları yani ‘hobi kondu‘ları mı? Yıkılacak mı? İzin verilecek mi?
AK Parti’nin hobi bahçelerini de kapsayan kanun taslağı hazırlığı birkaç gün önce medyaya düştü. “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” 12 Mart’ta Meclis’e sunulmuş.
Kanun teklifinde ‘Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nda yapılması öngörülen değişikliklerle tarım arazilerinin “hobi bahçesi” adı altında bölünerek yapılaşmaya açılmasının önlenmesi hedeflendiği belirtiliyor.
Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlere yakın tarım arazileri kooperatif adı altında alınıp, parçalara bölünüp satılıyor. 250, 500, 1000 metrekarelik alanlara binalar yapılıyor. 2020’den sonra pandemiyle birlikte kırsalda hobi edinmek isteyenler için şehre yakın tarım arazileri yavaş yavaş şekil değiştirmeye başladı. Ülke genelinde 11 bin hobi bahçesi olduğu ifade ediliyor. Bazı belediyeler de aslında 15 metrekarelik topraklarda başvuru yapan vatandaşlara hobi bahçeleri kullandırıyor ama bugün gündem olanlar ondan farklı.
Kanun çalışması da bu tartışmanın fitilini ateşledi.
Sosyal medya kamplaştı, hobi bahçesi karşıtları olduğu gibi taraftarları da var.
En çok da parsellere ayrılmış tarlaların içinde sıra sıra konulmuş prefabriklerin fotoğrafları paylaşıldı. Bazı paylaşımlarda havuz bile var. Villa tipi yapılarda imar yok, izin yok. Ve internetteki ilanlarda milyonlar yazıyor. Bir taraf, hobi bahçesi satın alanları ‘uyanıklık ve hukuksuzlukla’ itham ediyor. İmarsız arazilerin ucuza kapatılıp, bina dikerek sonradan imara açtırılmasının hedeflendiği ve bu şekilde milyonların kazanılmasının amaçlandığını vurguluyor. ‘Biz enayş miyiz?’ diye soruyor. Karşı hobi bahçesini destekleyenler ise ‘insanlar tarlasına bir ev yapmasın mı, nefes almasın mı, domatesini biberini yetiştirmesin mi’ diye isyan ediyor.
Bu imarsız, altyapısız şehre yakın ‘hobi kondu’ sorunu nasıl çözülecek bilmiyorum ama benim dikkat çekmek istediğim nokta farklı. İktidara yakın bir medya mensubunun hobi bahçeleri yani benim deyimimle hobi kondularla ilgili çözüm önerisi. Diyor ki, “Bu kanun taslağı milat olsun. Bundan öncekiler kalsın yenilere izin verilmesin”. Aynı ‘FETÖ’ yargılamalarında gündeme getirilen ‘milat’ konusu gibi. Bir suçun ya da kanunsuzluğun miladını siyaset belirlemez, anayasa ve kanunlar belirler. Bu temel ve evrensel kurallara o kadar uzaklaşmışız ki herkes kendine göre suçlara ve kanunsuzluklara bir milat vermek istiyor.
Oysa kanunsuz yapılan bir şey, bunun kanunsuz olduğunu belirten ama bugüne kadar olanı affettik denilerek çıkarılan bir yeni kanunla çözülmez? Bu konuda yasal kriter konulur, orta yol bulunup buna uyan hobi bahçelerinin kalması, uymayanlara da yeni yaptırımlar olması gerekmez mi? Yeni yapacak hobi bahçesi sahibi olacaklar ile eskiden yapanlar aynı çizgide buluşturulması lazım değil mi?
Niye ‘enayi’ kavgası yaptırılıp vatandaş birbirine düşürülsün ki.. Umalım ki hobi bahçeleri konusunda kanuna ve insanların ihtiyacına uyan bir çözüm, orta yol bulunsun.


