29 Ekim 2026, Perşembe

Yasemin Minguzzi, acısından, adalet talebinden ve hesabından fedakarlık yapmak zorunda mı?

Yasemin Minguzzi’den Rakel Dink tavrı beklemek adil mi?

Mattia Ahmet Minguzzi cinayeti, bu ülkede her çocuğun potansiyel ‘maktul’ olabileceğini gösteren çarpıcı bir örnek. Öldürenin çocuk olması da konunun vahametini azaltmıyor aksine katlandırıyor. Ölen 14 yaşında öldüren 15-17 yaşlarında… Ahmet Minguzzi, bir kavgada, tartışmada ölmüş de değil. Sadece kaykay malzemesi almak için kendi halinde yürürken korkunç bir saldırının hedefi oluyor. Hem de koca bir pazarın içinde herkesin gözü önünde. Cinayeti işleyenler o kadar özgüvenli ki kalabalık içinde onu hayattan koparıyorlar. Üstüne ölüm şeklini taklit edip güldükleri videolar da ortaya çıktı. O da yetmediği gibi aileye tehditler, küçük çocuğun mezarını tahrip etmeler…

Bu sıradan bir cinayet değil…

İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi’nden bir avukatın, Mattia Ahmet Minguzzi cinayeti faillerini kastederek “suça sürüklenen çocuk(SSÇ) mağdurdur” demesi de işte bu yüzden çok tepki gördü. Ve buna karşılık Ahmet Minguzzi’nin annesi Yasemin Minguzzi ‘ÖKK’ yani “özü kötü katiller” diyerek tepki gösterdi. Akabinde tek çocuğunu, 14 yaşındaki evladını kaybetmiş, üstüne tehditler almış, evladının mezarı tahrip edilmiş bir anneye sosyal medyada “iyi biri değil” diye yazanlar dahi oldu.

Bu cinayet, toplumun empati sorununu için uç bir örnek. Tabi ki sosyal medyada bir kısım troller aracılığıyla ‘özel harp taktiği’ tarzı Kürt kimlik vurgusu ile bir çatışma, bir çocuk cinayeti üzerinden kutuplaştırma girişimi de olmadı değil. Özel bir düşman dil geliştirildi. Bu da korkutucu ve üzücü. Ve buna karşı uyanık olmak lazım.

Ama Yasemin Minguzzi, evladını kaybeden bir anne olarak öncelikle empati yapılacak kişi, kimse kusura bakmasın. Cinayet sonrası ‘özür, sessizlik, utanç’ halinden ziyade saldırganlığın ve kötülüğün artarak devam ettirilmesi Yasemin Minguzzi’nin acısını katmerlendiriyor. Ve tepkisini de fazlasıyla haklı kılıyor.

Biz, çocuk katille ilgili efsane tanımı Rakel Dink‘te görmüştük. Rakel Dink, Hrant Dink cinayeti için ‘bir çocuktan katil yaratan karanlık’ demişti. Çünkü orada ikna edilmiş, koşullandırılmış, hedefe yönlendirilmiş 17 yaşında biri vardı. Sonrasında da ‘milliyetçi duygularla işlenmiş’ vs denilmiş, eline bayrak verilip kamuoyuna servis edilmiş SSÇ fotoğrafı görmüştük. İşte Rakel Dink, ‘bir çocuktan katil yaratan karanlık’ diyerek o arkadaki karanlığı, bir düzeni işaret etmişti. Karşımızda fotoğrafta mimiksiz, ne yaptığının tam bilincinde olmayan bir yüz, bilinç görüyorduk. Onun arkasındaki güç asıl görünürdü.

Bugün 14 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi cinayetinde ise biz, 18 yaşından küçük faillerde cisimleşmiş korkutucu bir kötülüğü açık seçik görebiliyoruz. Cinayetin şekli, öldürdükleri bir çocuğun ardından gülüşmeleri, onun ölüm şeklini taklit etmeleri ve bu anların videoya çekilmesi… Devamında ise aileye yöneltilen tehditler ve küçük çocuğun mezarına bile zarar verilmesi bize o kötü aklı açıkça gösteriyor.

Biz kamuoyu vicdanı olarak bu cinayetten sonra bir utanç, özür, suçluluk psikolojisi görmedik.

“Ya bunlar da çocuk” diyebileceğimiz bir tavır olmadı.

Yani hiç kimse, küçücük evladı hiç yoktan, acımasızca öldürülüp üstüne tehdit edilen Yasemin Minguzzi’den bir Rakel Dink tavrı bekleyemez. Herkes üretilen suç örgütlerinin, kötü yetiştirilen çocukların karşısında kendi acısından, hak arayışından vazgeçmek zorunda değil.

Hukuksuzluğun, adaletsizliğin ürettiği suçlulara şefkatle yaklaşmak zorunda değil. SSÇ için ‘masum’dur demek de 14 yaşındaki çocuğun hayatının vahşice bitirilmesi karşısında biraz acımasızlık oluyor. Hukuk, tarafsızlık ve objektiflik iddiası, ölene karşı acımasızlığa dönüşmemeli.

Evet arkadaki karanlık, o katili yetiştiren karanlık elbet önemli ama ya o karanlık artık katil ile cisimleşmiş ve onda ayan beyan kendini göstermişse…

Bu tür suçlarda bu kadar acımasız suç işleyenlerin yakın vadede normalleşip topluma kazandırılabileceğine çok ihtimal vermiyorum. Duvarların öteki tarafındaki çocukları gördüm. Onların şartlarını yakından gözlemledim. Çocuk suçlulara dair ekstra bir iyileştirme programı maalesef yok. Kanunun tanıdığı hakları verip dört duvar arasında diğer yetişkinler gibi tutuyorlar. Disiplinsizlik olduğunda da hücreye… Onun dışında tahliyesi gelen gönderiliyor. Sonra da ya ölüm haberi ya da daha büyük suç haberi… Bu noktada sadece cinayet suçları için ve cinayet sonrası rehabilite olup olmamasına bağlı bir düzenleme getirilebilir. Ve böyle bir uygulama da uzmanlarca gerçekten iyi denetlenip bir neticeye varılarak yapılmalı. Ama bu adalet sisteminde sağlıklı bir infaz ve rehabilite yapılabilir mi tabi ki zor.

Köşe Yazıları

tümü

Gündem